Serap FİKİR

Serap FİKİR
@tefekki_ir
Canlı bir kitapsın, yazarı Mevla Açık dur kitaplar seni okusun... (A. KARAKOÇ)
"Evi dağılanın, yurdu genişler. " Latife Tekin
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Nefret; başarısızlığa uğramış sevgidir." "Umursamazlık, bir zamanlar çok fazla umursamış olmanın yorgunluğudur." "Öfke, uzun süre anlaşılmamış kişinin son çığlığıdır." "Kaygı, geçmişte yaşanmış bir felaketin geleceğe düşen gölgesidir." "Kibir, değersizlik duygusunun giydiği zırhtır." "Kıskançlık, yetersizlik duygusunun sevgi kılığına girmiş savunma biçimidir." "Kin, affedemediğin kişiden çok; kendini koruyamadığın için kendine duyduğun öfkedir." "Depresyon bir kişiyi, bir duyguyu ya da kaybedilen anlamdan dolayı çökkün hissetmektir. " "Mükemmeliyetçilik özümüzdeki kusurlarımızı, yetersizlik duygumuzu örtmekle ilgilidir. " Her duygu normal, elbetteki güçlü tetikleyicileri var ve her duygunun bize vermek istediği bir mesaj, işaret etmek istediği bir yön var. Bazı zorlu, büyük duygulara baktığımda insan olmaya dair çok güçlü dinamikler olan duyguların bağırdığı, ısrarla söylemek istediği bir şey var . Hayattaki bir çok durum, duygu kişinin kendisiyle ilgili . Kendi içine, özüne bakmaya cesaret ettiğinde dışındaki hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Kırılgan olduğu yerden güçleniyor . O zaman kamerayı çevirme zamanı.Her duygu normal, elbetteki güçlü tetikleyicileri var ve her duygunun bize vermek istediği bir mesaj, işaret etmek istediği bir yön var. Bazı zorlu, büyük duygulara baktığımda insan olmaya dair çok güçlü dinamikler olan duyguların bağırdığı, ısrarla söylemek istediği bir şey var . Hayattaki bir çok durum, duygu kişinin kendisiyle ilgili . Kendi içine, özüne bakmaya cesaret ettiğinde dışındaki hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Kırılgan olduğu yerden güçleniyor . O zaman kamerayı çevirme zamanı. Herkes kendi içine baksın ... Feridüddin Attar 'in da dediği gibi ; Alimi yok, cahili çok bir soru : " Ben ne yapacağım benimle?" Herkes kendi içine baksın ...
Ne var ki içinde hiç güzel bir şey yoktu.... Esprili bir dille, "Öylece dolanıp duran, kendine bir günah arayan suçluluk... İşte ben buyum," diye anlatmıştı. Rüyalarından bile kendini nasıl yerdiği belli oluyordu. Kendisini bir mağarada ya da mahzende, kocaman, kanayan yaralar içerisinde büzülmüş halde görürdü ve hepsinde değersiz, kaba saba, suçlu, sahtekâr biriydi. Öte yandan, onca aşağılayıcı unsura rağmen muzip espri anlayışı da rüyalarında kendini hemen belli ediyordu.
"Çektiğim aşk, kendime verdiğim aşkın bir yansımasıdır. Aşk ihtiyaç duyduğunda değil , ona ihtiyaç duymadığında gelir. " Carl JUNG
Eğer göğün yedi kat üstüne çıkmaksa niyetin,  Aşktan güzel merdiven bulamazsın. Eğer aşkı bulmaksa niyetin, Aramadan duramazsın. Yunus EMRE