Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
544 syf.
·
Puan vermedi
Bir Resmi Göre Bilmek: Varoluşsal Tehcir
Bir Resmi Göre Bilmek: Varoluşsal Tehcir ❃ ❃ ❃ İnsanın doğada ki konumu zihin işlevi ile birlikte her zaman varolma potansiyeline sahip olmuştur. Varoluş, dış ortam ile bireyin zihin dünyasındaki mücadele sahası olmuştur. Özne dediğimiz varlık, doğası gereği tek ve biricik bir eylem halinde olmak için nefes
Varoluşsal Tehcir
Varoluşsal TehcirÖmer Kemal Buhari · İNSAN YAYINLARI · 202111 okunma
Ahıska Soykırımının 76'ıncı yılı
AHISKA NERESİDİR? Adını Dede Korkut hikayelerinden alan Ahıska şuan da Gürcistan sınırları içerisinde bulunan ve Ardahan'a 15 km uzaklıkta olan bir beldedir. 14 eylül 1829 tarihinde imzalanan edirne anlaşmasıyla Ahıska'nın kaderi değişir. Ahıska çarlık Rusyaya savaş tazminatı olarak verilir. Ahıska Birgül idi gitti, Bir ehli dil idi
Reklam
Sovyetler, İslâm beldelerinde tam bir soykırım yaptı; hayatta kalan Müslümanları tehcir etti. Özbek, Tacik, Kırgız, Kazak, Türkmen, Ahıska Türkü, Çeçen ne kadar Müslüman varsa topyekün hepsini âlimlerinden kopararak dağıttı, ruh kökleriyle irtibatlarını kopardı, hafızalarını yok etti. Tekrar bir daha toparlanıp ümmet olamamaları için her şeyi yaptı. Her bir milleti birden fazla bölgeye sürdü. Bu sürgünlerde onlarla beraber ne bir imam ne de bir âlim gönderdi. Tehcirin bu en soysuz şeklini bütün Müslüman milletlere uyguladı Rusya. Onun hesabına göre ilk nesil İslâmi hocalardan duyduğu kadar yaşayacak; ikinci ve üçüncü nesiller ise İslâm'ı öğretecek mürebbiler bulamadığından dinden kopacak ve tam olarak Komünizma'ya bağlanacaktı.
Sayfa 230 - Tehcirin En Soysuz ŞekliKitabı okudu
Emperyalist devletlerin kışkırtması sonucu Ermeniler, devlet kurmaya kalkıp, Anadolu'yu yakıp, yıktılar. Osmanlı ordusunun lojistik sistemini zaafa uğrattılar. Osmanlı yönetimi, fiili isyan karşısında başka çaresi kalmayınca 27 Mayıs 1915'te Talât Paşa'nın tutturduğu ve Murat Bardakçı tarafından yayınlanan kayıtlara göre 924.158
Sayfa 264 - ERMENİ TEHCİRİKitabı okudu
Ermeni tehciri hadisesi Almanya’nın ürünüdür
“Ermeni tehciri hadisesi başta Almanya’nın ürünüdür. Bunu iki şekilde yapmıştır: bizzat hadisedeki rolüyle ve akabinde iddiaları yayarak. Alman kurmaylarının stratejisi içerideki Ermeni ayaklanmasını, Ermeni hareketini bastırmaya yatkındı. Buna göre mevcut hükümeti kullandı ve İngiltere orada olanları bire beş katarak anlattı. ‘Mavi Kitap’ yazarı Arnold Joseph Toynbee askerlik görevinden dolayı oradaydı ve açıklamaları var. Tehcir, ‘göç ettirme’ demektir. Burada bir ırkı ortadan kaldırma gibi ırkçı bir düşünce yoktu, ama mesela Almanya böyle bir şey yaptı: jenosit. Soykırımın özgün tarihî örneğini Almanya’da Yahudi ve Çingenelere uygulanırken gördük. Almanya bugün bu suçu insanlığa yaymak istiyor. Yani yaygın bir insan kusuru, sapkınlığı, birçok toplumda görülen kötü bir eğilim olarak göstermek istiyor ki, kendine yöneltilen suçlamaları hafifletsin! Önce kendi gençliği ve halkı nezdinde aklanmak istiyor. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’daki gençler bir öğretim programında şunu sorguladılar: ‘Biz Schiller’in, Goethe’nin, Schopenhauer’in, büyük filozofların torunları değil de, kamp komutanlarının, insan kasaplarının, canilerin torunları mıyız?…”
Reklam
Siz öncülük yapsaydınız keşke, İlber Hocam
“Tehcir (göç ettirme) üzerinde çalışacak, anlatacak bir çalışma, araştırma düzeni memleketimizde kurulamadı. Çünkü Türkiye sosyal bilim alanında, sosyal düşüncede, tarih koruma ve çalışma alanında hiçbir zaman yeterince ciddi olmadı. Oysa bugünkü sanayileşmiş, tıpta ve mühendislikte ilerleme kaydeden, orduda çok iyi duruma giden bu ülkenin, bu memleketin tarih ve coğrafya öğrenimi Büyük Atatürk’ün bu alanda açtığı yepyeni eğitim ve kurumlaşma yoluna rağmen yeterli seviyede değildir. On tane büyük tarih enstitüsü meydana getiremiyoruz! Zaten böyle bir eylemimiz, böyle bir gayretimiz de yok. Bu sorunu çözebilmiş değiliz. 1915 olaylarını objektif olarak değerlendirmek amacıyla uluslararası bir tarih masası kurulsa keşke, üzgünüm, lakin bunda etkin olacak bir tarihçi yok, konuya tam anlamıyla vakıf kimse yok. Konuyla kimse ilgilenmiyor. İktidarın umurunda olmadığı gibi, muhalefetin de değil…”
340 syf.
·
Puan vermedi
·
30 saatte okudu
DEMOKRASİ ÜZERİNE BİR DENEME
Bu kitaba inceleme yazıp yazmamakta tereddütte kaldım. Umarım yazdığıma da pişman olmam. Aslında kitabın içeriğinden çok yazmak istememe rağmen neden tereddütte kaldığım ekseninde bir şeyler karalamak istiyorum. Bu yazıyı okuyacak çoğunluğun benden, milliyetçi bir tepkisellikle soykırım iddialarını yalanlamamı, kitabı ve yazarı lanetlememi
‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’
‘Ermeni Meselesi Hallolunmuştur’Taner Akçam · İletişim Yayıncılık · 201418 okunma
1167 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
50 günde okudu
Raymond Kevorkian Fransa’da doğmuş bir Ermeni tarihçi. Okuduğum bu kitabı, döneme ilişkin okuduğum tüm eserlerin içinde, Ermeni olaylarını en başından sonuna kadar belgelere ve dönemdeki diğer gelişmelere de yer vererek anlatan en kapsamlı eser. Bir tarih kitabı bu; 1.200 sayfalık bitmez tükenmez araştırma hiç de kolay okunmuyor. Ama benim gibi
Ermeni Soykırımı
Ermeni SoykırımıRaymond Kevorkian · İletişim Yayıncılık · 201516 okunma
408 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
·
6 günde okudu
“PERA PALAS’TA GECE YARISI…”
‘Şark’a giden yolda, Garp’ın son fısıltısı’.. Öncelikle,
Pera Palas'ta Gece Yarısı
Pera Palas'ta Gece Yarısı
bir roman değil, 20. yüzyılın ilk yarısında İstanbul’un sosyal tarihidir. Akıcı dili sayesinde roman tadında ilerliyor ve Türkçeye çevirisini de beğendim. Yabancı bir yazarın gözünden imparatorluktan cumhuriyete geçişte yaşanan olayları, Pera Palas Otelini merkeze koyarak bölüm
Pera Palas'ta Gece Yarısı
Pera Palas'ta Gece YarısıCharles King · Alfa Yayınları · 2019142 okunma
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.