Ahmet Hamdi Tanpınar’a göre bir Türk romanının olmayışının sebebi, “Türk romancısının cemiyetimizle, hayatımızla alâkadar olmayışı” değildir. Çünkü, içindeki isimler “Türk”tür; yaşayış bu memlekette mevcut bir
Peki ya tembellik aslında en yaratıcı ve yenilikçi benliklerimizi ortaya çıkarmak için itici bir güçse?
◇ Bugün sizlerle tembellik kavramına karşı bakış açımı değiştiren ve okuyunca sizlerin de
Efendimiz (sav) başına gelen olayların hikmetlerini hissetmesine ve bilmesine rağmen mücadelesini hep sürdürmüştür. Bizse bir şeyin hikmetini anlayınca pasifize oluruz, ki bu hatalı bir yaklaşımdır. Bir hikmeti vardır, deyip yerinde saymak, tevekkül değil tembelliktir. Gözle koku almaya, burunla sesleri duymaya çalışmak nasıl anlamsızsa, sebep sonuç ilişkilerini yürüten ve mücadelenin merkezini oluşturan akılla tevekkül etmek de öyle anlamsızdır.
Üzerine düşenleri yapmayıp tevekkül etmek, sünnetullah kanunlarına karşı, dolayısıyla o kanunların yaratıcısı olan Rabbe karşı bir hürmetsizliktir. Hz. Peygamber "Devemi bağlayayım mı, yoksa tevekkül mü edeyim?" diye soran sahabeye "Deveni bağla, sonra tevekkül et!" demiştir. Yapılacak işler beklemekteyken, iş yapmayıp tevekkül etmek bir tembellik, ancak görevler yerine getirildikten sonra neticeleri -nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın- Rabbimizden beklemek tevekküldür. Gayret bakımından sergilediği kadarını yeterli görmek insan için bir fazilet değildir, ancak elinden geleni yaptıktan sonra netice az da olsa ona kanaat etmek fazilettir.