Sana "Dînin nedir?" denilince, de ki: "Dînim İs-lâm'dır. Onun da aslı ve temel kuralı şu iki şeydir:
Birincisi: Bir ve tek olarak ortağı olmaksızın Allah'a ibâdet emri, buna davet ve teşvik etmek, bu uğurda dost-luk yapmak ve bunu terk edeni tekfir etmektir.
İkincisi: Allah'a ibadette şirk koşmaktan sakındır-ma, bu konuda tavizsiz ve sert bir tutum takınmak, bu uğurda düşmanlık etmek ve onu işleyeni tekfir etmektir.
Akâid, akd kökünden gelmekte olup akîde kelimesinin çoğuludur.Lügatte"gönülden bağlanılan, düğün atmışcasına sağlam inanılan şey" demektir. Aynı kökten gelmekte olan ve "iman"ile eş anlamlı olarak kullanılan itikad ise bir şeye gönülden inanmak, gönülden benimsemek" demektir. Bu durumda akîde "gönülden bağlanılan şey" manasına gelir. Dini bir terim olarak da" inanılması zaruri olan iman esası" diye tarif edilir.
Buradan hareketle Akâid, " İslam dininin temel kaideleri, inanılması zaruri hükümleri" manasına gelir. Bu temel kaidelerden bahseden ilme de Akâid ilmi denilmiştir
Akâid,akd kökünden gelmekte olup akîde kelimesinin çoğuludur.Lügatte”gönülden bağlanılan,düğün atmışcasına sağlam inanılan şey” demektir. Aynı kökten gelmekte olan ve “iman”ile eş anlamlı olarak kullanılan itikad ise “ bir şeye gönülden inanmak, gönülden benimsemek” demektir. Bu durumda akîde “ gönülden bağlanılan şey” manasına gelir. Dini bir terim olarak da “ inanılması zaruri olan iman esası” diye tarif edilir. Buradan hareketle Akâid, “ İslam dininin temel kaideleri, inanılması zaruri hükümleri” manasına gelir. Bu temel kaidelerden bahseden ilme de Akâid ilmi denilmiştir.
"Selefi" etiketi ile şiddet estiren radikal İslâmcı gruplar için dizayn edilen akide, özü itibarıyla sert ve tavizsizdir. Bu akide, uğruna kan dökülen siyasî ve ideolojik hedefleri meşru
Demokrasi, Addams'ın eleştirel pragmatizmi için temel nitelikteydi. Bir yazısında Addams (1902, s. 6) demokrasinin bütün insan eylemlerinin merkezindeki ilke olduğundan bahsetti: "Böylelikle bir demokrasi anlayışına ulaştık; ne sadece bütün insanların refahını arzulayan bir temenni olarak, ne de bütün insanların onuruna ve eşitliğine inanan bir akide olarak; demokrasi, hem bir yaşam kuralı hem bir inanç sınavı üretir." Demokrasi, "çeşit çeşit insan deneyiminin ve [onun] sonucunda ortaya çıkan duygudaşlık"ın bir ürünüydü (Addams, 1902, s. 12). Hakikati bulma, tüm yurttaşların toplumsal süreçlere eşit katılımıyla rasyonel düşünceyi buluşturma yöntemiydi. Demokrasi kusurlu olsa ve çoğu zaman işlemese de, "Demokrasinin marazlarının tedavisi daha fazla demokrasidir" (Addams, 1902, s. 12).
Demokrasi bir yaşam biçimi, hayatı deneyimleme tarzı, eylemin anlamını bulma yoluydu. Toplumsal etkileşim, gündelik yaşamın nüvesiydi ve bilim de onunla ilgili bilgi toplamada kullanılan bir yöntemdi. Addams (1902, s. 7) şöyle dedi: "İnsan yaşamına çok büyük bir ilgi duyar olduk ve bu ilgiye insan yaşamının temelinin sağlamlığına duyulan güven eşlik ediyor."
Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. Kitap incelemesine gelince;
Muhammed bin Abdülvehhab’ın bu eseri, İslam akidesinin en temel yapı taşı olan tevhid kavramını sadece "inanılması