Yazarı Yüksel Pazarkaya çevirileri ile tanıdığım bir isimdi. "Almancı" prototipini güzel işlemiş bir kitap. Fakat sonu aceleye gelmiş gibi hissettirdi.
Hayatımda bu kadar amaçsız çok az kitap okumuşumdur. 2 puanı da arada gerçekleşen sürükleyici anlatıma veriyorum. Yazar hayatı boyunca öğrendiği her ayrıntıyı bu sürükleyici anlatımının önüne takoz gibi koymamış olsa daha başarılı olabilirdi. Fakat kitabın amaçsızlığı her hâlükârda gün gibi ortada. Film gibi bir olay patlatıp sonuna "Devamı gelecek" yazarak kitabı bitirmesi ise korkunç gerçekten. Neyse ki kitaba para vermemiştim, Oğlak Yayınları hediye olarak göndermişti.
Yıllar önce, bugün esamesi okunmayan bir yayınevinden alıp okumuştum bu kitabı. Çevirinin önemine henüz farkına varmadığım yıllardı. Küçük Prens furyası alıp başını gitmişti ve ben aynı kitabı okuduğum halde insanların kitaptan bahsederken kapıldıkları heyecanı anlayamıyordum. Seneler geçti, ben çeviri ve çevirmenin önemini denetimsiz yayınevleri yüzünden çarpa çarpa öğrendim. Bugün tekrar okudum Küçük Prens'i, bu sefer Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisiyle. Şimdi anladım ve tadına vardım eserin. İki çevirmenin de ruhu şad olsun, yazarın da.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Cem Yayınevi · 1991279,5bin okunma