Sana alacakaranlıkta bile bakarım
Saçını okşarım gözyaşını silerim
Kokun duman olur durur üstümde
Adını söylerim içimden
Yalnız adını söylerim
Bir de belini örterim
Gözlerinin ışığında yaparım bütün bunları
Gözlerinin ışığındaki alacakaranlıkta
Sana alacakaranlıkta bile varım
Pek konuşmam
Oturur seni dinlerim
Sesin cıvıldar durur önümde
Adını söylerim içimden
Yalnız adını söylerim
Bir de ateşe değermiş gibi öperim
Acılarının ışığında yaparım bunları
Acılarının ışığındaki alacakaranlıkta
Süreyya BERFE
Öylesine başlayıp elimden bırakmadığım herkesin mutlaka okuması gerekli bir kitap.Sloganlarla değilde sosyal kültürel teknik anlamda bir ülkenin nasıl kalkinmasi gerektiği konusunda yol gösterici bir başyapıt adeta.Gerek hantallaşmiş bürokratik yapıya din papazlarina eğitimcilere halktan kopuk yaşadıkları için tepeden savaş açan ne olması gerektiği konusunda yolda gösteren ve sonuçta bugünkü her alanda gelişmiş Finlandiya ülkesini yaratan bir eser.Sanki günümüzdeki çürümeyi bu kitabı okuyunca daha iyi göreceksiniz.
Devlet denilen şey, üst katları geniş pencereli, yüksek tavanlı, sütunlu, bol ve temiz havalı ve aydınlık; alt ve bodrum katlarıysa karanlık, rutubetli, dar ve penceresiz bir şato değildir.