Ruveyda, bir alıntı ekledi.
2 saat önce

Bir kediyle böylesine efendice konuştuğunuz için size teşekkür ederim. Nedendir bilinmez, insanlar genellikle kedilerle senli benli konuşur, oysa bugüne dek bir kedinin bir insanla kadeh tokuşturduğu görülmemiştir.

Usta ile Margarita (Çizgi Roman), Mihail BulgakovUsta ile Margarita (Çizgi Roman), Mihail Bulgakov
Adil İmren, Suç ve Ceza'yı inceledi.
3 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Bu hafta sonu için güzel bir zeka oyunu oyna oyunları oyna indir eski oyunu oyna oyunları da bir gün daha fazla bilgi almak için istedim ama ben seni çok özledim seni harbiden çok teşekkür ederim canım benim ya da arama yapabilirsiniz bir gün daha fazla En Uygun olarak yayınlanmaktadır

Hidayet Ç., İnsan Neyle Yaşar'ı inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

İncelemeye geçmeden önce biraz yazardan bahsedelim isterseniz.Tolstoy varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ama zenginlik içinde yaşamasına rağmen rus halkının yoksulluğu her zaman içine dert olmuş biri mülkiyet üzerindeki radikal kararları sayesinde bir süre sonra bütün malını rus köylülere dağıtıp mütevazi bir hayat sürmeye başlamış. Eserlerinde de bol bol işlemiş bu temayı yazar aynı zamanda hristiyan anarşizmini(Tanrı krallığı denebilir) geliştirmeye çalışmış bir yazar bu yüzdende aforoz edilmiş.

Neyse geçelim incelememize kitabı okurken hiç sıkılmadım yeterince anlaşılır ve akıcıydı.Yazar 6 tane hikaye anlatmış. Yanlız yazarın anlatmaya çalıştığı konular güzel fakat bana pek fazla çekici gelmedi.Sürekli bir kötülüğe karşı iyilik yapmamızı veya sabretmemizi öğütlemiş yazar biri size tokat atarsa diğer yanağınızıda dönün vs. gibi.Yani kitap benim için samanyolu tv deki beşinci boyut adlı programdaki hikayeler gibi geldi.Kötü adam gelir zulmeder kimse ses edemez ve Allah bir gün cezasını verir.Tamam bunlar güzel şeyler evet ama günümüzeki insanları etkileyeceğini düşünmüyorum.

nacizane incelemem bu kadar vakit ayırdığınız için teşekkür ederim efendim....

Sevgili 1k Ailem ;
Bu gün benim için çok özel bir o kadar da değerli bir gün .Aslında hüzünlü bir fitratim olduğu icin mutluluğu paylaşmayı pek beceremiyorum.Bundan dolayı şahsi bir ileti olduğu için affınıza sığınıyorum.Ama yine de siz sevdiğim ,değer verdiklerim de bu anıma tanıklık etsin istiyorum.Bunları yazarken bile gözlerim yaşla doluyor emin olun.Meğer hisler konuşunca ,kelimeler susarmış ya.Kelimelerim gözyaşlarımın akmasına izin vermiyor kalbimde sevginin tarrakalarla çığır açmasını istiyor,paylaşmanın önünün kesilmesini istemiyor .Ya hu ne güzel insanlarla yollarım kesişti ,bogulmusluguma nefes oldu 1k...Birisini gerçek manada tanımak için beraber yolculuk etmek gerekiyormuş ya özellikle bazı arkadaşlarla kelimelerimiz beraber yol aldıkça ,samimiyet kurdukca gonullerimizin yakinlastigini hissettim.Hani önce yoldaş sonra yol, diyor şair.
Yolun güzelliği ise yoldaşın güzelliğinden geliyor.Bir yola çıkacaksanız mesela hayat gibi yanınızda size değer veren, kıymetinizi bilen insana ve insanlara yer verin.Güzellik yolun güzelliği kadar yoldaşın da güzelliğinden gelir.Yoldas ne güzel bir kelime değil mi ? Yolda hangi mevsime yakalanirsaniz yakalanin size eşlik eden ,hemnefes olabilen
kiriklarinizi tutkal misali yapıştıran,gönlünüze sımsıkı tutunan,kapısını her calisinizda ,
kimse yok mu diye sordugunuzda "buradayım " diyebilen...☀


Dost ne çok anlama geliyor.Dost candan öte işte,İkinci bir ben..Hani acınizi kederinizi sizinle yaşayan,sizinle beraber derman arayan,varlığı şifa gibi gelen,gerçekten size önem verdiği için size vakit ayıran ,insana yedek bir kalbi olduğunu hissettiren ,soluktaşiniz dost işte dost çokça manalara gelebilen.Kalbiniz buradan çarpsa ötelerden duyabilen,bir gulusunuzle kalpte çiçekler actirdiginiz,Ahmet Hamdi Tanpinar'in ifadesiyle "özledim" değil de "çokça gorecegim geldi" diyebileceginiz dost işte dost ...Barış Manço'nun ne çok severim "Bir ben var ki benim içimde,Benden öte benden ziyade" nefesiniz yani.İşte gönül kendisine benzeyene akarmis ya ,tüm bu saydıklarımi içine alan hatta daha da fazlası benim için çok kıymetli, canımm diyebildiğim sueda reyyan ablam iyi ki varsınız .İyi ki sizinle bir şekilde yollarımız kesismis.Benim için en büyük armağanın "siz" olduğunuzu unutmayın lütfen.💙Gerçekten hiç hak etmediğim halde ince düşünceniz için çooook teşekkür ederim.🙏💕

Gönlü güzel insanların gönlünde olmak en büyük servet be arkadaşlar .Biriktirilmesi zor olan ...Yarın çok geç olmadan sevdiklerinizin yüreğinden sımsıkı tutun,sımsıkı tutunun onlara ne olur.Çok sıcak samimi bir ortam burasi güzel degerlendirebilirsek,
güzel insan biriktirebilecegimiz .Geç olmadan sevgimizi ertelemeyelim.En büyük yanlisimiz bu emin olun."Bana öyle bir kelime söyle ki hiç eksilmesin "diyor ya Posta Kutusundaki Mızıka'da söyleyelim işte sevgimizi ,sevgi comerdi olalim...Değer bilelim,yarın çok geç olmadan.

Iyi ki varsınız .İyi ki buradayım ❤

https://i.hizliresim.com/0zVOAo.jpg

https://m.youtube.com/watch?v=-5CRXpzlWIM

Ömer Gezen, Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar'ı inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir diğer Arthur Schopenhauer kitabı ile karşınızdayım. Tabi artık yazarın ismini bi' yerden bakmadan yazabiliyorum :D
Öncelikle Schopenhauer Okuma Etkinliği düzenleyerek bu güzel adamla beni tanıştıran Quidam a çok teşekkür ederim :)
Kendisinin etkinliğinin linki: #29220221 /> Neyse hadi incelememize geçelim :D
Kitap için yine benim çok sevdiğim kitaplar için kullandığım kelimeler olan "Muhteşemmmm" "Harikaa!" gibi kelimeleri bolca duyacaksınız :D
İnceleme okumaya üşenenler için: Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim :D
Üşenmeyenler için: Kitap bana kalırsa çok güzeldi. Yazardan da etkilenme seviyemi ve kendisiyle kişisel bağımı şu şekilde açıklayayım. Bugüne kadar beni en iyi yansıtan, kendimi bulduğum yazar Franz Kafka'ydı. Ta ki Schopenhauer okuyana kadar. Bu yazarda ben kendimi buldum resmen.
Mükemmel bir üslubu ve bilgi açısından doygunluğu var.
Çok sevdiğim bir şey olan kitaplardan alıntıları yazarımızda kitabında bol bol anlatıyor :)
Peki başlıktan başlarsak Yaşam Bilgeliği nedir?
Burada yazarın kitapta anlattıklarına göre Yaşam Bilgeliği bir nevi hayattan mutlu olmayı beklemek değil de mutsuzluğu en aza indirgemek.
Tabi ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır ama ben bu fikri benimsedim :)

Kitap bolca sizi fikir bombardımanına tutuyor ve bana kalırsa bu kitabı okumayan kişi KİTAPKURDU OLMA YOLUNDA EKSİK KALIR. Hem felsefi açıdan hem de edebiyat açısından.
Neyse ben kitabı çok sevdim. Bugüne kadar okuduğum Aforizmalardan en iyisiydi diyebilirim. (Franz Kafka'nınkiler de dahil, kusura bakma Kafka :( )
Neyse incelemem bu kadar bence OKUNMASI GEREKEN Bİ' KİTAP :)
Herkese iyi okumalar dilerim :)

1K ile 1.Yıl
😊Merhaba 1k Ailesi,😊
Bugün burda, aranızda bulunmamın 1. yıl dönümü. Ve bu bir yıl içerisinde bu sitenin yarar ve zarar ilişkisini kendimce sentezleyerek sizlerle paylaşmak istiyorum.

1.& Birincisi ve bence en önemlisi, bu ortama girmeden önce kitap okuma alışkanlığım yoktu. Başlarda sitede başıboş gezinirken sizlerin okuma hırsınızı görünce bana da bir okuma isteği geldi ve Bismillah çekip bende okur olma yolunda okumaya başladım. Bunun için de hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız...😊🙏😊

2.& Daha önce hiç duymadığım yazarları ve bu yazarların eserlerini çok daha büyük bir ölçekle yakından tanıma imkanım oldu. Ve bunları tanıdıkça insanın okuyası geliyor, okuyası gelip okudukça da cahilliğimin dipsiz kuyu olduğunu farkettim. Çünkü gerçekten her anlamda o kadar çok eksikmişim ki...

3.& Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Bazen sinir bozucu kişiler denk gelse de çoğunuzu ailemden sayıp çok da seviyorum. Bunun için sizlere teşekkür ederim. Burdaki sıcak aile yapısı ve sıcaklık inanın hiçbir platformda yok. Bunu kesinlikle açık ve net bir şekilde söylemek istiyorum. O yüzden tekrar söylüyorum, iyi ki varsınız 😊

4.& Okuma alışkanlığım pek olmadığı için açıkçası ne okuyup ne okumayacağımı da pek bilmiyordum. Ama insan kitap okudukça artık okuma dilini keşfediyor. Artık neleri okuyup, neleri okumamak gerektiğimi çözdüm. Bu çok önemli bir kazanım oldu. Okumak insanı beslerse, o halde doğru beslenmek gerek diye düşünüyorum.

5.& Olumsuz yönden söyleyebileceğim pek bir şey yok. Dediğim gibi bazen birilerinin kirli oyunları ortalıkta kol gezinse de, bunu her yerin iyisi de var kötüsü de var sözüne veriyorum. Ve her türlü şeye rağmen iyi ki burdayım diyorum.

Hepinize çok teşekkürler, sağolun var olun...
Saygılarımla...
😊❤️🙏❤️😊

Sena Ç, Hıdır Kişisel Gelişiyor'u inceledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

Kitabın başından değil de sonundan başlamak istiyorum.Kitaptaki karakterimizin kızının (tam bir zehir:)) babacığı için hazırladığı etkilendiği kitaplar listesinde başı hedef türkiye -oktay Sinanoğlu çekiyor . (Kocaeli Kitap okuma grubu as bayraklari) listeyi beğendim paylaşmak istedim
Liste şu şekilde :
1- Hedef Türkiye - Oktay Sinanoğlu
2- Beyaz zambaklar ülkesinde -Grigoriy Ş. Petroy
3- Mucizeler adasına yolculuk
4- Barbaros Hayrettin Paşanın Gazavatnamesi
5- Simyacı
6-Haberci-halil Cibran
7-1984-
8-Cesur yeni dünya
9- Küçük prens
10-saatleri Ayarlama Enstitüsi
11- Alice harikalar ülkesinde
12-Hile yolu-
13-No logo-Naomi Klein**
14-Nihat genç #butun kitapları
15- 26.Kilometre cengiz alkış
16-Sunay akın #butun kitapları
17-Markaların kara kitabı -K.Werner/ H.weiss
18-Kardelen çiçeği
19-Tekelistan #yalcin küçük
20-Pupa yelken #sadun küçük
21-Nazik erik # bütün kitapları
22-Mektuplardan gelen ses # samimi ayverdi
23-Maarifetname # Erzurumlu ibrahim hakkı hazretleri
24-hamili kitap yakınımdir # hakan yaman
25- 3 semavi dinin kitapları
26- Jules verne #butun kitapları
27 -Robinson Crusoe
28- Kemalettin tugçu
29- Şebeke #yalcin küçük
30- Türkler #Baron de Tott
31- Şahbaba #murat bardakçi
32- Ursula K. Le Guin #butun kitaplari
33- yüzyıllik yalnızlık
34-semekant
35-bir ekonomik tetikcinin itirafları
36-sivil örümceğin ağında #Mustafa yıldırım
37-Banu Avar # bütün kitapları
38-Mavi sürgün #halikarnas Balıkçısı



Sevgili yazarımız Ahmet Şerif İzgören... Avucumuzdaki kelebek ile tanıdığım bu insanın söyleşini dinleme imkanı bulduğum bu seneki fuarda iyiki dedim. Iyiki ülkemiz için güzel bir seyler yapmaya çalışan insanlar var, iyiki onca olumsuzluga rağmen ümitli olanlar var.
her metrekaresine kadar insan dolmuş salonu enerjisiyle umuduyla neşesiyle şenlendiren insanin Söyleşisi kısaydı ama ne güzeldi^_^


Yıllar önce hunharca kişisel gelişim kitabı okuduğum vakitlerde bu yana baya geçti.Fuar vesilesiyle okumadigim bu kitabını aldım İzgören'in.





Bu kitap kapsamında kafamda çağrısan sorulara gelirsek; (evet hala kitabin içeriğinden bahsetmedim biliyorum ama çok da gerek yok)

1)Kişisel gelişim kitaplardan öğrenilebilir mi?
2)kişisel gelişim bencillige bireycilige sürükler mi?
3) O yapabilirse ben de yapabilirim mantığı doğru mu?


İlk soruyu eskiden sorsalar direk kitapp!! diye bağırırdim ama artık degil:) Zamanla düşüncelerim değişti.
Evinizde kahvenizi yudumlayıp bir iki sayfa çevirerek kişisel gelişmeyi bekleyemezsiniz.Gelişim hayatımızın bir süreci ama bunu sırf kitaplardan beklemek anlamsız.Kitaplar bize yol gösterici olabilir ya da ilham verebilir ama biz harekete geçmediğimiz hayata karismadigimiz sürece işe yarayacagini düşünmüyorum.Deneyim büyük eşittir bilgi benim gözümde :)

Şuan ciddi anlamda gelişmiş ve kendi potansiyelini farkına varmış insanlara baktığımızda küçük yaşta yapmadıkları iş kalmadığını görüyoruz çektikleri zorluklar mücadeleler.Iyi ya da kötü bir şeyler tecrübe etmişler.Bu yüzden kişisel gelişim kitaplarindansa,- onun yerine ne biliyim sağlam bir liderin biyografisi daha mı yararlı olurdu sanki- tecrübe etme kavramına yakınlasmamiz gerekiyor.


Buradan tüm kişisel gelişimcileri taşa tuttuğum düşünülmesin.Sadece orada öğreneceğimz şeyleri daha kaliteli ,etkili vasitalarla öğrenebiliriz bence. Okunacak çok kitap var malum :)


Kişisel gelişelim derken bireyciliğimizde kaybolma ihtimalimiz geliyor aklıma.Her şeyin fazlası zarar değil mi? Kaş yapalım derken göz çıkarma ihtimali...Kisisel de gelişelim ama sonra bunu toplumsal gelişmeye çevirmeye de çalışalım.Yapabilir miyiz bilmiyorum ama çalışabiliriz sanırım. Topluma bir faydası olmayan bireyin gelişimi sadece bireyin kendisine öz saygısı anlamında olumlu etki sağlar başka olumlu yan... Ben bulamadım.




""Onlar yapabiliyorsa ben de yaparım"" sözü yazar bahsedene kadar sorgulama gereği duymadığim bir söz oldu.Bir ortamda birileri bir konuda başarılı olduğunda ve biz de yapmak istedigimizde hep bu gazı verdik birbirimize .Verilen gaz güzeldi mücadeleye itti.Ama biz bu mücadelenin hiç hangi kulvarda olduğuna bakmadik.Bu yüzden ne kadar çabalasak da belki de o kişiler gibi olamadık.Sizin beyin yapiniz Sosyal bilimler alanına yatkın degilse ne kadar zorlarsaniz zorlayin başarınız bir seviyeye kadar olacaktır.Çalışmanın gücünü küçümsemiyorum.Sadece farkliyiz ve farklı alanlarda yeteneklere sahibiz diyorum.Herkes aynı alanda başarılı olamaz bu yüzden kendimize haksızlık etmeyelim.O yüzden "o yapabiliyorsa ben de yapabilirim " cümlesi her zaman için doğru bir düşünce tarzı değil diye düşünüyorum.


Eskiden okurken Wow harika mükkemmel! dediğim eserlerden biri olabilecek bu eser beni öyle etkilemedi ama çok rahata okuttu kendini.Başında dır dır eden bir kitap olmadı asla. Yazar sana okuduğunu hissettirmiyor aslında, dikkatini çekecek anlamlı hikayeler de serpiştirince araya ,aa bir de bakmışsin ki bitivermiş.Bu hissi özlemişim:)
konusu Hıdır isimli bir devlet memurunun şef olma hayallerini ve yaşadıklarını anlatıyor aralar da serpistiri akıcı bir oturuşta okunacak bir eser çıkmış ortaya.Akici ama dili fazla yalın bu zaman zaman rahatsız edebilir okuyucuyu.

Okuduysan teşekkür ederim

CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
13 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Büyükte nezaket yetersiz kalır, çocukta ise gereklidir. Yalnızca bir başlangıçtır , ama başlangıçlardan biridir. “Lütfen”, ya da “pardon” demek , saygı duyuyormuş gibi yapmaktır.
teşekkür ederim demek , müteşekkirmiş gibi yapmaktır hem minnet hem saygı nezaketle başlar.

İnsan sonunda taklit ettiği şeye benzeyebilir, nezaket de hissettirmeden ahlaka yöneltir.

Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-SponvilleBüyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville
Gez Atıf, Düşler Kitabı'ı inceledi.
Dün 02:53 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

kitabın konusu ve kapağı çok ilgimi çekmişti(özellikle ön kapaktaki sakın okuma! adlı yazı)bu yüzden kitabı okumam gerek dedim kendime fantastik kitap hayranı olarak.Kitabı başta birazcık çocuk kitabı sandım ama yanılmışım resmen bize insanın içindeki merak,bencillik,kendini diğer insanlardan üstün görme,kusursuzluğa inanma gibi duygular sıkça işlenilmiş.Bunların sonucu ise pişmanlık,kızgınlık,bıkkınlık,hüzün ve yok olma isteği gibi karmaşık duyguları karşımıza çıkarıyor.Konu bakımında özet geçecek olursak,Ismael ve Gustava adlı iki ana karakterimiz var.Gustavo avukat ama daha fazla para kazanmak uğruna başka bir meslek edinme yollarına girişmiş ve sonunda bir zengin antika meraklısı adamın isteği üzerine antika kitap alma işine girmiş.Bizim Ismael'imiz ise daha önceden kütüphanede çalışmış ve kitaplar hakkında belirli bir bilgi edinmiş bir insan olduğu için ve arkadaşı gustavo'nun isteği ve teklifi üzerine birlikte antika kitap bulma işine giriyorlar.Bu iki bahtsız insan bir iki antikacı geziyorlar ama ellerine bir iki kitaptan başka birşey geçmiyor.Bir gün başka bir antikacıya gidiyorlar ve antikacıdan birkaç kitap aldıktan sonra antikacı bir evin yerini tarif ediyor ve sizin istedikleriniz o evde kesinlikle var diyor.Bu eve gittiklerinde kapıyı yaşlı kambur bir adam açıyor.İçeri davet ediliyorlar ve kendilerini kim tarafından gönderildiklerini ve ne istediklerini söyledikten sonra üst kata çıkıyorlar ve kitaplara bakıyorlar yaklaşık beş altı kitap alıyorlar o gün için ve seviniyorlar çünkü içerisi bir odanın alacağı kadar kitapla doludur ve hepsi eski kitaplardandır.Parayı vurduk derlerken evi terk ediyorlar.Kitaplar bahtsız avukat Gustavo'da kalıyor ve arkadaşı Ismael bir haftalığına ailevi sebeplerden dolayı memleketine gidiyor.Geri döndüğünde rastgele aldığı bir gazetede arkadaşı Gustavo'nun evinde asılı olarak bulunduğu yazıyor.Bunun üzerine evine gidiyor ve evinde arkadaşını düşünürken yerde bir mektup görüyor ve düşünüyor ki eve sadece kendisi ve arkadaşı Gustavo girebiliyor.Eline aldığı mektubun Gustavo'ya ait olduğunu anlıyor ve hemen okuyor.Mektup'ta yazanlar kitapları aldığı yaşlı adamın kitapların içine başka bir kitap daha eklediğini bu kitabı okuduğunu,kitabı bırakamadığını,kendisinin kitap yüzünden birini öldürdüğünü ve kendine engel olmak adına intihar ettiğini yazıyor ve son olarak bu kitabı yok et!,sakın okuma! yazıyor.Ismael'in seçimi başta bahsettiğim duyguları ön plana çıkarıyor.Kitap güzeldi.Kesinlikle her insanın kendine örnek alması gereken durumlar kitabın içinde yer alıyor bu kadar uzunu yazıyı okuduysan sana çok teşekkür ederim.Hayatta kalman dileğimle...iyi okumalar.