Abdülhamid'in önemli taktiklerinden birisi uzaktaki uzaktaki muhaliflerini sürekli baskı altında tutmak yerine onları çeşitli şekillerde etkisiz hale getirmekti. Bunlar kimine sunulan makam mevkiyle kimisine ise verilen parayla gerçekleştiriyordu. Tekliflerini reddeden Ahmed Rıza'ya Münir Paşa aracalığıyla para teklif etmişti. Birden fazla kez gerçekleşen bu teklifleri Ahmed Rıza Bey kesin bir dille reddeti ve şu cevabı verdi.
-Paraya gerek yok. Meclis-i Mebusan'ı açsın padişahın başlıca övücüsü ben olurum.
Kendi parasıyla yurtdışında ziraat eğitimi alıp, alanında uzman olmasının Osmanlı Devleti nezdinde hiçbir kıymrti yoktu. Oysa Fransa'da bu eğitimi veren bir üniversite ile üç okul vardı. Yüzlerce mezun ise hemen istihdam ediliyordu. Ahmed Rıza'ya göre dönüşüme eğitimden başlamak gerekiyordu. İyi bir çiftçi ve köylü ancak eğitimli bireylerle yetiştirilebilirdi.
Davasına bağlılığından, ülkücülüğünden ve bu konudaki dürüstlüğünden şüphelenmek kimsenin aklına bile gelmezdi. Bütün bunlara rağmen Jön Türklerarasında sevilmezdi, çünkü, inançlarında olduğu kadar, kişisel dengesiyle ilgili meselelerde de çok bağnaz ve katıydı.