Uğur Karagöz

Ailecek tamamen kırsala yerleştiğimizin üzerinden beş yıldan fazla zaman geçmiş. Hiç unutmam, henüz kendi ellerimizle yaptığımız ahşap evimize yeni yerleşmiştik ve yakın bir dostumuz bize şöyle demişti; -Siz şimdi her sabah köy kahvaltısı mı yapıyorsunuz? Çok gülmüştük. Hala anımsayınca tebessüm ederiz. Aslında kırsal yaşam denince akla ilk gelenler bu gibi şeyler sanırım. Yeşilliklerin içinde bahçeli havuzlu bir ev. Kapıda mükellef bir araç ve birazcık kuş sesi. Çitlerin içinde doğada göremeyeceğiniz cins parlak tüylü bir kedi, köpek. Vs. vs.. Bunlar mümkün tabii ki ancak şehir yaşantısının kırsala uyarlanmış bir versiyonundan öteye gidemez. Sosyal medya için organize edilmiş yaşamlar diyebiliriz özetle. İşin aslına gelirsek yazacak çok şey var. Ve ben yazmayacağım tabii ki. Ama demek isterim ki; Milky ile beraber şöminenin başında mırıltılar eşliğinde çay keyfi yapmanın maliyeti de keyfi de çok büyük.
Reklam
Çağdaş bir kafayla yaşamanın en büyük alameti, kendine benzemeyenlerden rahatsız olmamaktır. Dücane Cündioğlu - Hayat Dersleri
İnanç, her şey istediğin gibi gidiyorsa, yalansız bir inanç değildir. Sadece hayatlarımız mahvolurken onu sahici bir inanç yapma şansını elde ederiz. Amish grace
Bağışlayıcılık temiz bir kalpten doğar ve koşullara göre şekillenmez. Yoksa hiç var olamaz. Amish grace
Neye ahlaklı neye ahlaksız dememiz gerektiğini neredeyse unuttuğumuz bir noktadayız. Bunu birbirimize hatırlatmamız lazım. "Dur bakalım artık o kadar uzun boylu değil" diye. Alev Alatlı