Merdivenlerde Genya'nın elini yakaladım. "Ne fısıldadın?" diye sordum usulca. "Kral'ın kulağına?"
" Na razrusha'ya. E' ya razrushost." dedi. Ben mahvolan değilim, mahvedenim.
Karanlıklar Efendisini her zaman içten içe sevmiş biri olarak anlık zihnim: tr.pinterest.com/pin/80417407721...
SPOİLER
-------------------------------
Son bir haftadır bu seriyi okuyorum. Serinin ilk kitabından itibaren Karanlıklar Efendisi'nin her ne kadar kötü gibi anlatılsa da değişebileceğini, Alina'yı Malyen' in onu sevdiğinden daha çok sevdiğini düşünmüştüm. Çünkü benim için Malyen her ne kadar iyi bir karakter olarak anlatılsa da Alina'yı doğru düzgün anlayamayacak biriydi (Özellikle ikinci kitaptaki davranışları). Karanlıklar Efendisi Alina'ya "Sen benim dengimsin. Birlikte dünyayı değiştireceğiz" demesi kitabın sonunda yer alan ilk hikaye ile bir anlama kavuştu benim için. Eryk olarak bahsedilen Karanlıklar Efendisi de aslında ilk kez Annika'ya güvenmişti. Annika'nın ondan güçsüz olması nedeni ile onun gücünü kullanmak için onu öldürmeyi göze alması adına hayal kırıklığına uğramıştı.
Karakterlerden öte kitabı yorumlamaya gelince kitap bence tuhaf bitti. Alina'nın başa dönmesi ve gücünü kaybetmesi, böyle olacağını bilmeme rağmen Karanlıklar Efendisini öldürmesi bir boşluk yarattı benim içimde. Ancak kurgu gayet güzel gelişti. Bu kitapta biraz daha sonunda Alina'nın güçsüz hissetmesinden kurtulmuş olduk. Kurdukları ekip ile olan kısımları okumak gayet eğlenceliydi.