“Ölüm geldi dünyaya, yaratıklar yok oluyor. Aileden biri gitti. Ahlak duyusunun sonuçları bütünlendi böylece. Ölümü kötü bir şey belliyorlar evcek, bir gün değiştirecekler bu düşüncelerini.
Başlangıçta ne diye yaratıldığımı bir türlü anlayamıyordum. Ama şimdi anlamaya başladım: bu güzel dünyanın gizli yönlerini bulmak, mutlu olmak, bütün bu şeyleri düşünüp bize verene şükretmek.
-Havva
Demek ki gölün sularını akıtan dere, geceleri tersine akarak, boşalan suları gene göle dolduruyor. En iyisi benim gibi deneyle öğrenmek böyle şeyleri.
-Havva
Kristal Göz avucumda parıldıyor. Kara büyü seslenerek ona teslim olmam için yalvarıyor. Yoluma çıkan her şey düşmanı yok etmem için. Annemle aynı intikamcı hevesle çağırıyor beni. Fakat ona boyun eğmek, annemin izinden gitmek demek ve ben buna izin veremem. Bu davranışım diğer sirenlere benim de onun ve ondan önce gelen her kraliçe gibi olduğumu ispatlar. Bana bağlılık yemini edeceklerse, bu korkudan başka bir sebeple olmalı.
Lira tekrar hamle yapıyor, defalarca vuruyor ve herhangi bir zarar vermekten başka bir amaç da taşımıyor. Bu, her aceminin yaptığı bir hata.
"Bir amacın olsun," diyorum ona bir başka hamlesini bertaraf ederken.
Lira soluk soluğa cevap veriyor. "Bu da ne demek?"
"Ne istediğine karar vermelisin. En büyük zararı ne verir ve sen buna nasıl ulaşabilirsin. Saldırmadan önce bir düşünmen gerek."