Her şey yoluna girer; en trajik aile olaylarının anıları bile sıcaklığını ve yakıcılığını yavaş yavaş kaybeder ama iki yakın kişi arasındaki huzurluk
duygusu hiçbir şartta yok edilmez.
Kitapta çok yalın bir dil kullanılmış. Yalnız bir adanın hikayesini anlatıyor kitap ilk başta biriyle dertleşiyor küçük yaşta yaşadıklarından
sonrasında kendini bir yere ait hissedememesinin hikayesini anlatıyor. Rusyadan avrupa ülkesine giden adam Avrupa da öğrenim görmüş. Ona atılan iftiradan sonra bir kadınla evleniyor kadını aşık olmadığı vurguluyor. Ama onun iyi bir insan olduğunu uyumlu olduğunu söylüyor. Kadın hastalandıktan sonra vefat ediyor mezarlık sahnesi duygusaldı. Sonrasında adam kendine iş bulmaya çalışıyor. Memur olarak çalıştığı yer üstüne üstüne geldiğini düşündüğü için ordan ayrılıyor. Adamın kendini bulamamasının hikayesini anlatıyor .Adam çok kötü şartlarda çalışma hayatına devam ediyor. Belli yaşa geldikten sonra hala çalışmakta zorlandığın bir işte çalışmak çok zordur . Adamın hala kendini bir yere ait hissetmemesinin nedeni kendini tanımamasından kaynaklı olabilir .
Kimim ben nelerden hoşlanırım ben kendimi nereye ait hissederim gibi düşüncelerine cevap veremiyor olabilir . Bu hayatta
mutlu olmak için de hayatınızın anlamını bulmalıyız teması var kitapta. Kitabın ikinci hikayesinde son sayfada olan paragraf iyi
özetliyor ikinci hikayeyi tüm aile trajideleri düzelir ana iki yakın kişi arasına giren soğukluk düzelmez. İnsanları birbirine bağlayan yakınlık sona ererse araya giren soğukluk düzelmiyor. İkinci hikaye de bir anne ve oğulun hikayesini okuyoruz. Oğlunu kandıran bir anne var oğlunun gerçek babasını saklıyor. Oğlunun babasını ölü sanarken oğlunun babası geliyor anne oğluna açıklıyor gerçek babasının kim olduğunu aslında babası bildiği kişinin biyolojik
Her şey yoluna girer; en trajik aile olaylarının anıları bile sıcaklığını ve yakıcılığını yavaş yavaş kaybeder ama iki yakın kişi arasındaki huzursuzluk duygusu hiçbir şartta yok edilmez.
Kitabın anlattığı şey bence bir kadının değersiz hissetmesi sonucu bir adama aşırı bağlanmasından sonra ki ayrılık sürecini anlatıyor .Kadının modern olacaksın diye çok zorlanmasına bir tepkisi var diye hisettim .Bana Kezban deselerdi şuan istediğimi yapar bağırır çağırdım ama ben Amerikalarda okumuş çalışan bir kadın olduğum için bunu yapamam diye kendine dayatması var . Evlenmeyeceğim diye kendini şartlandırmasına rağmen aslında evlenip çocuk yapmak isteyen biri bence bundan dolayı kendisine ev hanımı olmayacaktın , evlenmeyip kimsenin hizmetçisi olmayacağım diye şartlarken çocuğu olmasını ve mutlu bir evliliği olmasını isteyen biri . Yazar , kadının içinde bulunduğu durumdan dolayı mutsuzluğunu ve çaresizliğini okuyucuya iyi yansıtmış . Kadın kendini çok değersiz hissettiği için adama çok bağlanmasına neden oluyor bu değersizlik hissi . Kendini çok güzel biri olarak görmesine rağmen eski sevgilisi onu beğenmiyor diye hissediyor ve onun beğenisine göre kendini değiştiyor. Onu terk eden biri adamı neden bu kadar takıntı yaptığı konusunda kendini çok sorguluyor .Sorunun çocukluğunda babasının ona karşı soğuk ve sevgisiz olmasına bağlıyor .Kendi babasından sevgi görmediği için sevgi açlığı hissettiği için adama çok bağlandığını düşünüyor . Sosyal medya hayatımıza girdikten sonra insanlarda seçenek çokluğundan dolayı çok kişi ile beraber olma dürtüsünün olduğunu bazılarında seçenek çokluğundan dolayı biri olmazsa diğeri olur diye aslında çok iyi bir ilişki olmasına rağmen ilişkilerin bittiğini tercih ettiği kişi bıraktığı kişi kadar cazip gelmemesi sonucunda pişman oluyorlar diye kitapta değiniyor yazar .Roman da kadının güçlük biri olmadığını eski sevgilisi için kendisinden taviz verdiğini düşünüyorum .Kadın psikolojisini merak edenlerin okuyabilecekleri bir kadın