SA

Suskunluğun yerine sözü koyalım, daha önce hiçbir şey olmamış gibi davranmayı, bu aptalca ve boş davranışı bir kenara bırakıp geçmişteki yaşantımız -buna ne kadar yaşantı denilebilirse elbette- hakkında açıkça konuşalım, kör gibi davrandığımız zamanı konuşalım, bırakalım gazeteler bunu bize anımsatsın, yazarlar yazı yazsın, televizyon bizim üstünü örttüğümüz görüntüleri yayınlasın, insanların katlanmak zorunda kaldıkları her türlü kötülüğü anlatabilmeleri sağlansın, ölülerden söz edilsin...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İçkiyi fazla kaçırmış olmayasınız, mutlaka bilirsiniz, insanı bozan içtiği son kadehtir.
Öyle ya da böyle mademki onların gözünde boktan başka bir şey değiliz, öyleyse bok olmayı sonuna kadar sürdürelim..
Elbette benim hatam, yani adem'i günaha sokan havva'nın hatası..
Bizler birer robot ya da konuşan taş parçası değiliz bay ajan, her insan gerçeğinde her zaman kaygı taşıyan bir yan vardır, bizler her an sönme tehdidi altında titreyen küçük birer aleviz ve her şeye karşın korkarız bunu söylerken..