The dear luna

"Ve şunu unutmayın. Tanrının, insana en güzel armağanlarını imtihan denen ambalaja sararak verdiği söylenir. Eğer zor zamanlardan geçiyorsanız bilin ki bir armağanı almaya hazılanıyorsunuz. Hatta devasa bir armağanın ambalajını açıyor bile olabilirsiniz."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sır tam da bugünde, bu anda saklı." Mutluluk içimizdeki ışıkta. Ulaşılmaz, yüksek gökyüzünde değil, gönül semalarımızda parlıyor. Kalbimizde. Tam burada, şu anda. Geçmişe dönemeyiz, gelecekse henüz yaşanmadı, bu yüzden yapmamiz gereken şu ana odaklanmak. Attığımız her adım çoktan geçmişte kaldı, bundan sonraki adımlarıysa geleceğe değil, şimdiye atıyoruz.
Yürekteki kışa dayanabilmemizin sebebi, bu mevsimin eninde sonunda geçip gideceğine dair içimizde yeşeren umuttur. Umut, insanı ya yaşatır ya da öldürür. Yüreğe bahar gelir, bazen yazla cayır cayır yanar ama ardından gelecek serin sonbahar umududur insanı ayakta tutan. Umut yoksa bu hayata nasıl katlanılır?
"Sadece gül. Mutluymuşsun gibi gül." "Mutlu olmadığım zamanlarda da mi güleyim?" "Elbette. İnsan beyni çok saftır. Kandır onu. Beyin gerçek mutlulukla sahte mutluluk arasındaki farkı anlayamazmış. Sahte gülüşüne bakıp mutlu olduğunu zanneder, bundan hoşlanırmış. Yani demem o ki, kandır beynini."
Şafak söktü, sabah oldu. Karanlık sonsuza dek sürecek gibi görünse de gün yeniden doğuyordu. İnsanın hayatı boyu çaba harcamadan elde edebileceği tek şey belki de sabaha kavuşmaktı. "Ne karanlık sonsuza dek sürer ne de aydınlık."