Seni öyle sevmek istiyorum ki; ceketimin iç cebinde siyah beyaz bir resmini taşıyayım. Kimse bilmesin, kimse görmesin… ama sen hep tam göğsümün hizasında dur. Ben hep varlığını hissedeyim.
D.
O "eski biz" artık bir sığınak değil, bir müze. Sen sürekli o müzenin koridorlarında geziyorsun, tozlanmış hatıralara bakıyorsun, "burada ne kadar mutluyduk" diyorsun. Ama müzede yaşanmaz, sadece ziyaret edilir.