ABD, Maduro'yu "uyuşturucu" bağlantılı suçlardan yargılayacakmış! Bu olay bana "haşhaş krizi" zamanını hatırlattı.
1960'larda ABD Türkiye'yi de aynı sebeple suçlamış ve Türkiye'de haşhaş ekimini yasaklatmıştı. Bu vesileyle olayı kısaca aktarmak istiyorum:
ABD'de Vietnam savaşı sırasında uyuşturucu kullanımı büyük oranlara varmıştı. 1960-1970 yılları arasında ABD'de 18 yaşın altında uyuşturucu kullananların oranı %2500 artmıştı. Vietnam'da savaşan askerlerin yaklaşık %45'i uyuşturucu bağımlısı haline gelmişti. Uyuşturucu o yıllarda Amerika'da toplumsal bir sorun halini almış, Amerika'nın en önemli gündemi olmuştu. Her 10 aileden 3'ü çocuklarının uyuşturucu kullanmasından şikayet ediyordu. Başkan Nixon'un yönetime gelirken iki temel vaadinden biri uyuşturucu sorununu çözmekti.
Amerikan yönetimi ABD'de uyuşturucunun yaygınlaşmasından Türkiye'yi sorumlu ilan etmişti. Onlara göre Türkiye'de üretilen haşhaş, ABD'deki sorunun kaynağıydı. ABD'de tüketilen eroinin %80'inin Türkiye'den geldiği iddia ediliyordu. Sorunun kaynağı kurutulursa uyuşturucu kullanımı da düşecekti.
Bu suçlama asılsız olmasının yanı sıra komik bir suçlamaydı. Türkiye'de üretilen haşhaştan elde edilecek eroin ABD'de tüketilen eroinin ancak %1'i ediyordu. Uyuşturucunun asıl kaynağı "Altın Üçgen" olarak ifade edilen Burma, Laos ve Tayland idi. Dahası buradaki uyuşturucu trafiğini CIA yönetiyordu. CIA uyuşturucudan elde ettiği gelirle, Komünist Çin'i devirmek için Tayland'da örgütlediği Milliyetçi Çin yanlılarını destekliyordu.
Buna rağmen ABD, Demirel Hükümeti'nden haşhaş ekiminin tamamen yasaklanmasını istedi, baskısını arttırdı. Türkiye'yi tehdit etmeye başladı. Hatta New York Post'ta çıkan bir makalede, haşhaş üretimi tamamen yasaklanmaz ise, B35 uçaklarıyla Türkiye'deki haşhaş tarlalarına Napalm