“İnsanın başkalarının ne yaptığını tahmin etmek için her zaman nasıl uğraştığını ve gerçeği anlamak için her zaman nasıl eziyet çektiğini ve tıpkı bir körün karanlık dünyasında yaptığı gibi duvar ve eşyaları yoklayarak hareket ettiğini düşündüm.”
“Kuşaklar boyunca yeryüzündeki kadınlar beklemekten ve katlanmaktan başka bir şey yapmamışlardır: Sevilmeyi, evlenmek için seçilmeyi, anne yapılmayı, aldatılmayı beklemişlerdir.”
Diyojen “Artık yaşlandın, bundan sonra biraz yavaşla” diyenlere “Diyelim ki ben bir uzun mesafe maratonunda koşuyorum, tam bitirme çizgisine gelirken yavaşlayacak mıydım? Yoksa daha da hızlanacak mıydım?” diye sorar.
Diyojen'in karanlıktan bilgisizliği, cehaleti kastettiği aşikâr. Zira ışığa bakmak yürek ister. Kim gözlerini dikip de güneşe bakabilmiş? İşte bazen bilgi de o kadar sarsıcıdır. İnsanı yıllardır inandığı şeyden caydırabileceği için tedirgin eder, kaçma isteği yaratır. Bundandır ki bazen yalan hakikatten iyidir. "Bir aptala gerçek acı ve sevimsiz gelir. Yalan ise tatlı ve inanılasıdır" demiştir Diyojen.