Şu an saldırı altındasın, bir arena dolusu insan, “Öldürün!” diye bağırıyor, yuhalıyor, baş parmaklarını indiriyorlar; sen, tek bir kişi olarak, bu kalabalığa karşı bir tanecik orta parmağını kaldıramayacak mısın?
Arzuladığım için suçluyum, bu defalarca kez açıklandı. Ama yaşadığım için de suçluyum, düşündüğüm için de suçluyum. Hepsinden önemlisi, düşündüğüm için suçluyum belki de. 
Bilinç bir işkencedir; seçme ihtiyacı başka bir şey. Uykusuzluğun sancıları oradadır: yarının tehdidi yüzünden değil, uyuyan özneyi uyandıran bir soru yüzünden.