Din-devlet ilişkileri konusunda İslâm dünyasının en büyük eksiği esasen var olan söz konusu ayrımı geliştirmemiş ve toplumun değişen şartlarına göre yorumlamamış olmalarıdır.
Dindar bir kişiden, bütün düşünce, inanç ve davranışlarının rasyonel olması beklenemez. Bütün dinlerde durum budur. İslâm'ın öbür dinlerden farkı rasyonel yönünün nispeten ağır basmasıdır.
Tahta çıkışından hal edilişine kadar devletin menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmuş, ülkesine ve milletine huzurlu, refah içinde bir hayat yaşatmak için gece gündüz demeden çalışmıştır.
Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde yirmiden fazla yeni geminin inşâ edilip devlet hizmetine alınması ve eski gemilerden birçoğunun yenilenmesi de pâdişâhın donanmaya verdiği ehemmiyeti gösterir.