Batı'yı dinamik, akılcı, demokratik, değişme kabiliyetine sahip; Doğu'yu ise durağan, akıldışı, despotik ve taşlaşmış bir varlık gibi gösteren bu Hegelci yaklaşımın Oryantalizmin geliştirdiği "Hayali Doğu" portresi içinde yer aldığı açıktır. Buradaki Doğu-Batı ayrımını, "yokluklar teorisi" olarak vasıflandırmak daha uygun olacaktır. Zira bir tarafta ise Doğu'nun Batı'da var olanların tümünden yoksun bir tavrı ve durumu, eksikliği, daha doğrusu özürlü oluşu temsil ettiğini varsaymaktadır bu sakat bakış.