Sıla

“Eğer ölürsem… derimi yüzeceğine söz ver,” dedim acı sıvıyı yutarak. “Onurumla ölmemi sağla ki kız kardeşlerim cezalandırılmasın.” “Elbette,” dedi hiç tereddüt etmeden. “Elbette mi?” Başımı kaldırmaya çalıştım. “Hiç olmazsa, Öyle konuşma, eminim iyileşeceksin, diyemez misin?”
Sayfa 230 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Kapıya doğru bakarken, “Nasıl yapıyorlar?” diye sordum. Kızları kamptan dışarı nasıl çekiyorlar? Beceri?.. Kaba kuvvet?.. İkna gücü?..” Ryker bitki çayını bıraktı. “Bir şey yapmamız gerekmiyor.” Bakışları yaramın üzerinde durdu. “Kendileri yapıyorlar. Birbirlerine.”
Sayfa 234 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Ne günahı? Kız olarak doğma günahı mı?”
Sayfa 146 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“Hem her istediğimde gökyüzüne bakabilirim. Sen de yemeğini yerken tabağına bakıp, Ah ne güzel bir havuç, diyerek beni düşünebilirsin.”
Sayfa 33 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
“…niye her şeye oğlanlar karar vermeli? Görebildiğim kadarıyla hepimizin birer kalbi var. Hepimizin beyni var. Görebildiğim sadece birkaç fark var ve erkeklerin çoğu da o farklı parçayla düşünüyorlarmış gibi görünüyor.”
Sayfa 22 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam