Belki de ruh sayısız duyguyu bir anda tattıktan sonra tatmin olmuyor, huzursuzlanıyor ve nihai bir bitkinliğe varıncaya dek, her defasında artan bir şiddetle yepyeni duygular tatmak istiyordur.
Her şey tuhaf, çirkin, hatta trajikti, en azından benim için. Başımdan mucizevi denebilecek pek çok şey geçti; yaşadıklarım bir başka bakış açısıyla, özellikle de o zamanlar kapıldığım girdapta en fazla alışılmışın biraz dışında görünse bile, en azından şu zamana dek mucize diye baktım onlara. Ama asıl mucizevi dediğim o olaylar esnasındaki davranışlarımdı. Şu ana dek kendimi anlamış değilim! Bütün bunlar bir rüya gibi geçti... Şiddetli ve samimi olan tutkum bile geçti... peki tutkum nereye gitti? Bazen aklıma bir düşünce geliyor: "Acaba o zamanlar aklımı mı kaçırmıştım, aslında bir akıl hastanesinde miydim? Belki de hala oradayım, belki de bütün bunlar sadece bana olmuş gibi göründü, belki de hala öyle görünüyor..."