"Belki de yarattığı şeyi görünce, bir şok yaşamıştı", dedi. "Sonra da hemen kaçmıştır oradan. Biliyorsun, kimin daha çok korktuğunu söylemek zor, Adem'in mi, yoksa onu yapan Usta'nın mı. Ben aslında, yaratış eyleminin iki tarafta da aynı ölçüde korkuya yol açtığına inanıyorum. Ama bence, Usta bu başyapıta en azından imzasını atıverebilirdi çabucak."
"Ben, biz insanların çok zeki, örneğin uzayın ve atomların yapısını inceleyebilecek kadar zeki olduğumuz halde, kendi hakkımızda pek bir şey bilmememizi tuhaf buluyordum. Babamın cevabı bana o kadar akıllıca geldi ki, onu burada kelimesi kelimesine aktarabileceğimi sanıyorum: "Eğer beynimiz, onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı", dedi ve tam burada durdu biraz, "o zaman öyle aptal olurduk ki, yine anlayamazdık onu."
"Aslında her yolcunun yakasına yapışı tek tek sormalıyız, bize neden yaşadığımızı söyleyebilirler mi diye", dedi. "Cevap veremeyenleri denize at gitsin."
"Ya çocuklar ne olacak?" diye sordum.
"Onlar bu sınavda müthiş başarılı olacaktır zaten."
"Hayatımızın aslında hayret verici bir masaldan farkı yok, diye düşünüyordum. Buna rağmen çoğu insan dünyayı gayet "normal" buluyor. Ve bunu dengelemek için, normal olmayan bir şeyler arıyorlar hep, melekler ya da Marslılar gibi. Çünkü dünya onlara hiç de bir bulmaca gibi görünmüyor. Oysa benim durumum çok farklıydı. Ben dünyayı garip bir sayıyordum ve bu rüyanın ne anlama geldiğini bulmak için akla uygun bir açıklama aramaktayım."