Enver'i, binbaşı iken, Edirne'de bir arkadaşının, Selahattin Âdil'in tavsiyesi ile tanımıştım. Edirne'yi henüz almıştık. Ben karargâha gittiğim vakit, sınırdan dönmüştü.
-Bizim halimize bakınız. Şimdi Mustafapaşa'da köylüler bana bir ihtiyar adam getirdiler. Kız arayan Bulgarlara köylü kızları haber verip teslim etmiş. Siz olsanız bu adama ne yaparsınız?
O vakit pek de yukarı kıvrık olmayan bıyıkları altından gülümseyerek:
-Beni günaha soktu. Dayanamadım, öldürmeye mecbur oldum, dedi.