"Her şey benden başlıyor" diyorsunuz. Şunu da yazıyorsunuz: " Sevmek, sevilmeyi istemektir. Her sevgili, tam bir öznellik içinde ve kendisi için vardır"
Bütün bunların içinde öteki nerede?
-Sartre ile tartışma sırasında-
Jaguarda veya kartalda, mısırda veya dağlarda aynı hayat var, aynı canı taşıyorlar.
Karıncadan yıldızlara varıncaya dek hepimiz aynı topluluğun parçalarını oluşturuyoruz. Hiçbir şey diğerlerinden kopuk, tek başına değildir. Hiçbir şeyin, ne insanların ne de eşyaların tek başına mevcut olmadığı dünyamızda, sizin mülkiyet dediğiniz şeyin anlamı yoktur.
Ahlâk, dünyanın işte bu kanununa, yani bizi sınırsız bir topluluğa bağlayan kanuna göre yaşamaktır.
Bizde özel mülkiyeti ifade eden tek bir kelime bile yoktu. Bütün yeryüzünün ve yeryüzünü verimli kılan güneş inti'nin anası Paşamama dışında, kimse kendini toprağın ve mahlûkatın sahibi hissetmiyordu.
Yer, güneş, yağmurların ve ırmakların suyu, bitkilerin ve hayvanların yaşamasına yardim ettiği için, kimse de kendisini onların sahibi olarak görmüyordu.
Bizim çalışmamıza da onlar yardim ediyor.