Serin anılar
orada bizden uzak
tekrarlanmazlıkları içinde
küller içinde
iz içinde
hiç çekip gitmeden hayatımızdan
ve artık hayatımızı hiç önemsemeyerek
kendi gökyüzümüzde hep duran
ve bazen ışıyan solgun yıldızlar
kaybolduğumuz yollara bıraktığımız
işaretler gibi
serin anılar
aytaşları kadar soğuk
kül ve uzak
uykusu derin koylarda
zamanı tasarlayan
batıklar
ay ışığı gibi kaçınılmazdır gizleri
çıktıkları sahili zamanla aydınlatırlar
eski bir denizcinin
kim bilir ne zaman
denize düşürdüğü şarap testisi
boşaltır bulunmuş zamanını
güne çıktığı yerde
zamanın içyüzü gibi duruyor şimdi
geçicilik bilincinin mağrur ellerinde
kopuk bir damar uğultusu
kalsa da bir yerinde
yirmi dört ayar koza
içini ördüğün kutuplar
Orada giz dolu yaban
Orada giz dolu her şey
Buzdağı ve asit
ve kuşkuların kesinliği
dönüyor gittiği mevsimlerden
yetinmenin kalbi
"Kazanmak, insanın yaşamının amacıdır, yoksa maddi yaşam gereksinimlerini karşılayan amaç değildir. Bu ihtirassız duyguların bütünüyle 'doğal' olgular diyebileceğimiz olgulara dönüşümü, kapitalizmin açık, bir o kadar da mutlak bir ilkesidir" (Weber, 1985: 29. 42).