• 200 syf.
    ·2 günde·Puan vermedi
    Bazen dünya koşuşturmasından sıyrılıp, kendi köşene çekilip başka bir dünyaya dalmayı istersin ya işte orada Tolkien Usta çıkıverir karşına, seni kelimeleriyle, yazdığı masalın kurgusuyla alıp götürür uzaklara... Kaybolursun ya Orta Dünya'da Elfler'in, Hobbitler'in arasında ya da adı duyulmamış diyarlarda yaşayan rastgele birinin hayatının içinde bitiverirsin...Devler, ejderhalar karşılar seni, sen de masalın bir parçası olursun. İşte böyle bir usta Tolkien...

    Masalı okurken yazdığı cümleler zihninde görselini oluşturmaya başlar, hayal gücün alır götürür seni uzak diyarlara. Ben Tolkien okurken onun dünyasında kaybolup gittiğim için çok değerli buluyorum yazdıklarını...Tolkien seni sayfalarca anlatsam yine az kalır, teşekkürler Orta Dünya'nın Efendisi okurlarını başka diyarlara alıp götürdüğün için:)

    Masala gelince.... Ham'li Çiftçi Giles... Konforu seven, rahatına düşkün, koca göbekli Giles... "Kahraman olmak kim, sen kim? " diyecekken...Dur! Sakın deme! Ne demişti Tolkien Yüzüklerin Efendisi serisinde?

    "Even the smallest person can change the course of the future.” (En küçük kişi bile geleceğin akışını değiştirebilir.)

    Bir gün Giles'da hiç istemeden bir devi korkutup kaçırır ve ünü Ham köyüne yayılır ve macera da böyle başlar. Sonra Kral tarafından çağrılır ve Chrysoplax adındaki ejderhayı öldürmesi beklenir... Neyse detaylara girip de masalı baştan sona anlatmayacağım, kendime hakim olamıyorum sonra:))

    Ben her Tolkien kitabı gibi bu masalı da çok sevdim, güldüm bol bol özellikle Giles'in köpeği Garm'a ve ejderha Chrysoplax'a...Ham'li Çiftçi Giles bana Bilbo Baggins'i hatırlattı konforu sevmesi ve miskinliği ile...

    Kısacası bir masal diyarında kaybolayım derseniz, fantastik edebiyatı seviyorsanız, sade bir anlatım istiyorsanız, yeri geldiğinde gülüp yeri geldiğinde: "Eyvah şimdi ne olacak?" deyip maceraya katılmak istiyorsanız, hele bir de Tolkien hayranıysanız hemen başlayın okumaya!

    Ve son olarak Tolkien ne derdi?
    "“It simply isn't an adventure worth telling if there aren't any dragons.” ( İçinde ejderhalar yoksa, o macera anlatmaya değer değildir.)
    O zaman bu macera okunmalı ve kuşaktan kuşağa anlatılmalı:)
    Keyifli Okumalar!
  • 416 syf.
    ·12 günde·Beğendi·10/10
    İki kule… Yüzük Kardeşliği macerasından sonra heyecanın bende zirve yaptığı ve şimdi ne olacak diyerek okuduğum muhteşem kitap… Dur! Seni inceleyeceğim ama senin harika yazarın Tolkien ile ilgili birkaç cümle söylemeden bu analizi yapmam doğru olmaz sanırım.
    Tolkien… Tolkien …. Tolkien….Her cümlesini okuduktan sonra:”Bir insanın hayal dünyası bu kadar da zengin olamaz!” deyip hayret ettiğim büyük yazar, usta, anlamını İngilizcesi ile daha da bulan “MASTER”, sen bir başkasın, hayranım sana, hayal dünyana, inanılmaz saygı duyuyorum… Küçük bir yüzük ama ne yüzük, “ONE RING TO RULE THEM ALL” diyerek bize ORTA DÜNYA’nın kapısını açtığın, beni ve diğer okuyucuları farklı kültürler, diller, yerler, ırklar, maceralar ile tanıştırdığın muhteşem seri. Milyonlarca okuyucularından biri olarak sana “TEŞEKKÜRÜ” bir borç bilirim. Çünkü ben senin kitaplarını okurken bambaşka diyarlara gidip orada kayboldum, senin yarattığın karakterler dostum, büyük bilgeler öğretmenlerim oldu, kötülüğü simgeleyen bazı karakterler yaptıkları ile hayatımda nelere dikkat etmem gerektiği ile ilgili bana dersler verdiler. Frodo, Sam, Peregrin ve Merry ile dostluğu, sadakati ve asla pes etmemeyi, Gandalf, Galadriel, Elrond ve Ent ile bilgeliği, Aragorn, Eomer ve Faramir ile mütevaziliği ve cesareti, Legolas ve Gimli ile ne kadar birbirimizden farklı olsak da dostluğun asla sınır tanımayacağını, Smeagol diğer adıyla Gollum ile her insanın içinde de biraz iyi biraz kötü olduğunu, Saruman, Boromir, Grima ile herkesin yoldan şaşabileceğini, Eowyn ile kadınların da en az erkekler kadar cesurca yurdunu savunmak için savaşabileceğini ve daha sayamayacağım kadar şey öğrendim. Ben senin eserlerine sadece “fantastik eserler” deyip geçemem. Sen eserlerinde “iyi” ve “kötüyü” o kadar güzel betimleyip değerleri içine öyle bir yedirmişsin ki bu kitaplar “fantastik” adını aşıyor. Hatta burada biraz da haddimi aşıp şunu söylemek isterim, bence herkes bu eserleri okumalı. Neden mi? Hayatı daha iyi anlayabilmek için…
    A book that is a must-read for EVERYBODY!

    Gel gelelim İki Kule’ye… Yüzük Kardeşliği bozulur, küçük gruplar halinde herkes bir yola düşer ama hepsinin amacı aynıdır, daha iyi bir dünya için el ele verip yüzüğü yok etmek…Bu sefer Saruman/ Isengard bir yandan Sauron/ Mordor diğer yandan bastırır. İşler daha da zorlaşır. Sam ve Frodo Mordor yollarında Hüküm Dağı’na yol alırken, Peregrin ve Merry’yi korumaya çalışırken orklar tarafından öldürülen Boromir’i yolculayan Aragorn, Legolas, Gimli hobbitleri kurtarmak için yola düşerler. Yolda orklar ve Uruk-hai’lar arasında çıkan anlaşmazlıklar sonucunda kaçmayı başaran Merry ve Peregrin Fangorn ormanına girerek bilge Ent ile tanışırlar ki bu tanışma ile Isengard tehlikesini yok edeceklerdir. Bu sırada ilk kitapta Gandalf the Grey olarak tanınan bilge İki Kule’de Gandalf The White olarak karşımıza çıkar ve Balrog ile yaşadığı mücadeleyi anlatır. Bu süreçte Rohan’da yaşanan durumla ilgili Aragorn, Legolas ve Gimli’yi haberdar eder ve Kral Theoden’in zor durumda olduğunu ve yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek 1000 Uruk-Hai’ya karşı 300 kişi olan Rohanlılara, ErkenBrand ordusuyla beraber yardım ederek savaşı kazanırlar. Sonra Gandalf, Aragorn, Gimli, Legolas, Kral Theoden ve birkaç Rohanlı asker Isengard yollarına düşüp Peregrin ve Merry’nin sağ olduğunu görüp sevinirler. Bu arada Saruman, Kral Theoden’le anlaşma yapmak ister ancak Grima’yı Saruman’ın yanında gören Theoden bu anlaşmaya asla sıcak bakmaz. Gandalf the White, Saruman’ın asasını kırar. Yani iyilik kazanır. Bu arada Frodo ve Sam, Gollum eşliğinde devam ederler Mordor yoluna ancak hain Gollum yine yapacağını yapar ve bu ikiliye bir tuzak kurar ve onları Shelob’un inine yönlendirir. Sadakatin ve dostluğun simgesi olan Sam, örümcek tarafından sokulan Frodo’nun öldüğünü düşünerek çok ağlar ve ne yapacağını bilemez, en sonunda yüzüğü alır ve görevi tamamlamak adına kendisi takar. Bir süre sonra orklar tarafından ele geçirilen Frodo’nun da ölmediğini duyar ve kitabımız tam “climax” yani zirvede biter ve üçüncü kitap “The Return of the King” büyük bir heyecanla okumak için beklenir.
    Ben kitaplarının da filmlerinin de fanıyım! Keşke yaşasaydın da “Orta Dünya” efsanelerini daha çok okusaydık… Hep söylerim iyi ki bir TOLKIEN geçti bu dünyadan…MASTER, REST IN PEACE!
  • "Forty-two, Master Legolas! he cried. "Alas!My axe is notched: the forty-second had an iron collar on his neck.How is it with you?
    "You have passed my score by one," answered Legolas.

    "Kırk iki, Efendi Legolas! diye bağırdı. "Heyhat! Baltam çentik çentik oldu: Kırk ikincisinin boynunda demirden bir tasma vardı. Sen ne alemdesin?"
    "Bir fazlasıyla benim sayımı geçmişsin, diye cevap verdi Legolas.
  • "I would cut off your head,beard and all, Master Dwarf, if it stood but a little higher from the ground" said Eomer.
    "Sakalınla makalınla kelleni uçururdum Cüce Efendi, eğer yerden biraz daha yüksekte olsaydı," dedi Eomer."
  • "The sound of the falling water may bring us sleep and forgetfullness of grief."
    "Dökülen suların sesi uykumuzu getirir, acımızı unutturur belki."
  • They were ready to say farewell, as nearly heavy of heart as was possible on such a morning: cool, bright and clean under a washed autumn sky of thin blue.

    Böylesi bir günde -yani serin, parlak ve yeni yıkanmış açık mavi gök yüzü altında, tertemiz bir günde-içleri ne kadar sıkılabilirse o kadar sıkıntıyla vedalaşmaya hazırlandılar.
  • "...who is Tom Bombadil?"
    "He is the Master of wood,water and hill."
    "Then all this strange land belongs to him?"
    "No, indeed! That would be a burden......The trees and the grasses and all things growing or living in the land belong each to themselves. Tom Bombadil is the master......He has no fear."