“Kışlık Saray’da Kerenski.
Smolni’de Sovyetler ve Lenin,
sokakta o n l a r.
O n l a r biliyorlar ki, O :
‘— Dün erkendi, yarın geç,
Vakit tamam bugün,’ dedi.
O n l a r : ‘— Anladık, bildik,’— dediler.
Ve hiçbir zaman
bildiklerini bu kadar müthiş ve mükemmel
bilmediler...
İşte : cepheden dönen süngüleri,
kamyonları, mitralyözleriyle,
hasretleri, ümitleri, mukaddes iştihaları,
rüzgârda karın üstünde savrulan sözleriyle
o n l a r yürüyorlar kışlık saraya...

Putilovski Zavot’tan Bolşevik Kitof :
‘— Bugün büyük bir gündür, yoldaşlar, — diyor,
—büyük bir gündür.
Ve ihtar ederim ki çapul yapmak isteyenlere
artık Kışlık Saray ve butün Rusya işçinin ve
köylünündür.’

Ve Topal Sergey bacağını sürüyerek
yürüyor o n l a r l a Kışlık Saray’a...
Rüzgârdır
kardır
ve insanlardır hâkim olan manzaraya.

Sütunların arkasından ateş açtı Kışlık Saray,
ateş açtı yüzü güzel Yunkersler
ve şişman orospular.
Tesviyeci Topal Sergey :
‘— Hey gidi dünya, — dedi, — hey,
Kerenski kalmış kimlere...’
Ve topal bacağının üstünden
düştü yere...

Gecenin ortasında kırmızı tuğladan
Kışlık Saray
ve limanda üç bacalı Avrora...
Bolşevik Kitof haykırdı yoldaşlara :
‘— Yoldaşlar, — dedi, —
tarih
yani işçi ve köylü sınıfları,
yani kızıl asker
yani, bir meşale yakıyoruz, — dedi, —
hücuma kalkıyoruz,’ — dedi...

Ve Neva nehrinde buzlar kızarırken
o n l a r bir çocuk gibi iştihalı
ve rüzgâr gibi cesur,
Kışlık Saray’a girdiler.

Demir, kömür ve şeker
ve kırmızı bakır,
ve mensucat,
ve sevda ve zülum ve hayat,
ve bilcümle sanayi kollarının,
ve küçük ve büyük ve Beyaz Rusya,
ve Kafkasya, Sibirya ve Türkistan,
ve kederli Volga yollarının
ve şehirlerin bahtı
bir şafak vakti değişmiş oldu.
Bir şafak vakti karanlığın kenarından
karlı çizmelerini o n l a r
mermer merdivenlere bastıkları zaman...”

Mustafa Kamacı, bir alıntı ekledi.
23 Nis 16:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Topal Asker
Gülme öyle bana bakıp pek, arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 15 - Ötüken)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 15 - Ötüken)
Hasan HAKAN, bir alıntı ekledi.
 20 Nis 16:38 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Alıntısını yaptığım "Topal Asker" şiirinin hikâyesi :(
Bu şiir kurtuluş savasında 6 yıl savaştıktan sonra memleketi Kars'a dönen ve döndüğünde köyde ne eşini ne çocuğunu ne de bir insanı bile göremeyen bir askere ithafendir.
Çünkü ermeniler bütün köyünü ve ailesini diri diri yakmıştır. İşte bu kişi İstanbul'a komutanının yanına dönerken yorgun bitik halde vapurda üç tane zengin kızla karşılaşır kızlar buna güler ve alay eder. 
O da geminin uç kısmına geçerek içinden söyle geçirir ben bunlar için mi 6 yıl savaştım? ben bunlar için mi ailemi herşeyimi kaybettim?
Sonra komutanının yanına gelir ve başından geçenleri anlatr. O sırada orda daha küçük yaşta olan Hüseyin Nihal Atsız'da vardır. Bunları duyar ve genç yaşta bu şiiri yazar.

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 15 - İrfan Yayıncılık)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 15 - İrfan Yayıncılık)

Neyim? Bir hiç... İşe güce yaramaz topal... 
Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al: 

Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz 
Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz! 

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel, 
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel! 

Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün 
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün. 

Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur 
Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur, 

Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık; 
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık. 

Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık; 
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık... 

Gülme öyle bana bakıp pek arsız arsız 
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

Hüseyin Nihal Atsız /Topal Asker

Hüseyin Nihal Atsız Topal Asker
Ey saçları “alagarson” kesik hanım kız
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız
Bacağımla alay etme pek topal diye
Bir sorsana o topallık nerden hediye

Sen Şişli’de dans ederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz
Yaylaları geçtik karlı dağları aştık
Siz salonlarda dans ederken bizler savaştık

Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız
Olan işler dimağın azıcık yorsun
Biliyorum elbisemle eğleniyorsun

Neyim bir hiç… İşe güce yaramaz topal
Sen sağlamsın senin hakkın dünyadan zevk al
Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Siz muhteşem salonlarsa şarap içtiniz

Ey gözünün rengi bana yabancı güzel
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel
Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla barutla düğün

Sen o sıcak odalarda cilveli mahmur
Dolaşırken… Bizde tipi, fırtına, yağmur
Kar altımda kanlar döktük canlar yıprattık
Aç yaşadık susuz kaldık taşlarla yattık

Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık
Gülme bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız

Sana karşı haykıranı mecbursun dinle
Bugün hesap göreceğiz artık seninle
Ben cephede geberirken, geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan

Anam, babam, karım, kızım eziliyorken
Dağlar kadar yük altında…gel cevap ver sen
Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız

Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda
Ey nankör, kız ey fahişe unutma şunu
Sizin için harbederken yedim kurşunu

Onun için topal kaldı böyle bacağım
Onun için tütmez oldu ocağım
Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda

Kalbur oldu süngülerle çelik bağımız
Bun amansız boğuşmada öldü yarımız
Ya siz nasıl yaşadınız, bizim kanımız
Size şarap oldu sanki, Şehit canımız

Güya sizin mezenizdi yiyip içtiniz
Zıpladınız kudurdunuz arsız edepsiz
Gerçi salonlarda “Yıldız” dı senin adın
Hakikaten fahişesin ey alçak kadın

Esra, bir alıntı ekledi.
11 Şub 17:59

Topal Asker
"Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda..."

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 16)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 16)
Ebru&Hasan, bir alıntı ekledi.
21 Oca 16:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Topal Asker
...
Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dansederken bizler savaştık.

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 13 - Ötüken)Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız (Sayfa 13 - Ötüken)
Büşra Semerci, Yolların Sonu'yu inceledi.
21 Oca 10:10 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

İlk okuduğum Atsız kitabıydı. Çok fazla şiir kitabı okumadığım için şiir kitabıyla başlamak istedim. Şiirleri okudukça şiirlerin çoğu bir yerden tanıdık geldi. O da Mustafa Yıldızdoğan 'ın eski şarkılarındanmış.Onun sesinden dinlediğim bestelenmiş halleri, ritimleri ile zihnimden sesler yankılandı. Özellikle " Topal Asker, Kahramanların Ölümü, Davetiye, Türk Kızı, Türklerin Türküsü, Sesleniş " şiirleri çok hoşuma gitti. Türklük bilinci,Tanrı Dağı ,Kür Şad,Alparslan,Mete, Cengiz, Atila,Tonyukuk, Kılıç Arslan ve daha fazlasını araştırmaya yöneltti.