Piyer, 1809 yılında, Viyana'da bir Alman üniversite öğrencisinin Bonapart'a suikast girişimi hakkındaki tüm ayrıntılarını biliyordu, bu öğrencinin kurşuna dizildiğinden haberi vardı.
Amaçları artık Moskova'ya girerken olduğu gibi fethetmek değildi. Sadece ele geçirileni yitirmemekti. Bir maymun, boynu dar bir testinin dibine elini daldırıp da bir avuç fındık alınca avucuna aldığını elden kaçırmamak için nasıl yumruğunu bir türlü açmazsa Fransızlar da Moskova'dan çıkarken aynı şekilde soyduklarını yanlarında götürmeden yapamıyorlardı, bu yüzden mahvolmaya mahkûmdular.
Rastopçin'i sakinleştiren düşünce, yeni bir şey değildi. Dünya kuruldu kurulalı, insanlar birbirini öldürmeye başlayalı bir tek kişi, kendi kendini bu düşünceyle sakinleştirmeden cinayet istememiştir.
Eşyaların fiyatı da işlerin ne durumda olduğunu gösteriyordu. Silah, altın, araba ve at fiyatları gittikçe yükseliyor, hisse senetlerinin ve ev eşyalarının fiyatları ise gittikçe düşüyordu. O kadar ki o gün öğleye doğru çuha gibi pahalı malların yarı fiyatına verildiği, bir köylü atına ise beşyüz ruble ödendiği görüldü; mobilya, ayna, bronz eşya gibi şeyler ise bedavaya gidiyordu.