Lacan'ı okumaya başladığım ilk kitaptı. Sayfalardaki metinlerin kısalığı ve çizimlere rağmen hatta belki bu yüzden oldukça yoğun ve karmaşık bir kitaptı benim için.
Kitabı anlamak için sadece kitabı okumak yeterli gelmedi. O yüzden bir taraftan da internetten araştırma yaptım sürekli. Ancak tüm bunlara rağmen okuduğum için memnunum. Bu bir Lacan'a giriş kitabı mı hiç emin değilim ancak yine de temel kavramları ve fikirleri öğrenmeye ve anlamaya giriş yapmak adına iyi oldu benim için.
Özellikle (anladığım kadarıyla) şu kavramlar ve fikirler ilgi çekiciydi:
İnsan zihninin 3 gerçekliği olarak imgesel, simgesel ve gerçek'den bahsediyor. İmgesel, anne ile bebeğin bir ve bütün olduğu o ilk aşama gibi. Simgesel düzene geçiş de dil, toplum ve kurallarla yani aslında 'babanın adı' denilen ve doğrudan cinsiyetle ilgisi olmayan şeyle mümkün oluyor. Ayrıca çocuğun şunu kabullenmesi gerekiyor: Ben annemin her şeyi değilmişim. Bu simgesel bir hadım edilme. Erkek çocukları da kız çocukları da dolayısıyla bütün insanlar eksiktir. Annebabadan özgürleşmek ve birey olmak bu eksikliği kabule bağlıdır. 3. olarak; Gerçek de gerçekliğimizin dışında kalan, ham, çıplak, tanımsız şeyleri temsil ediyor.
Fallus, eksiklik ve kayıpla ilişkilendirilerek anlatılıyor. Bebeğin, annenin eksikliğini çektiği şey olmaya çalıştığını, annenin ne istediğini, anne için ne ifade ettiğini anlamaya çalıştığını, bunun onda çok kaygı uyandırdığını ve bununla başa çıkabilmek için de düşlem yani bilinçdışı fantezilere sığınmak zorunda olduğunu söylüyor.
Ayrıca benliğin sahtelikleriyle bizi koruyan bir zırh olduğudan da bahsediyor. İnsanlarda "babanın adı"nın bastırıldığını ve semptomlarla geri döndüğünü ancak psikozlu hastalarda tamamen men edildiğini ve halüsinasyonlarla geri döndüğüne de değiniyor. Kitapta
Dil bize düzgün bir kimlik vermez. Kullandığımız kelimeler başkaları tarafından da kullanılır. Yabancılaştırıcıdır. Mahrem bir şey, "Seni seviyorum" gibi çok içten bir şey söyleyeceğimiz zaman bile, bunu çok fazla kişiden duyduğumuz için söylemeye çekinebiliriz. Kelimeler bize ait değildir.
Çocuk, annenin eksikliğini çektiğini sandığı nesne olmayı dener. Fallus, bu nesnenin adıdır sadece; yani annenin eksikliğini hissettiği nesnedir.
> Işık saçan, baştan çıkarıcı bir çocuk olduğu anlamına gelebilir... ya da ölü olduğu anlamına da gelebilir. Annenin ilgisini en çok ne çekecekse o biçime bürünecektir.