Nasıl olurdu da aşk bu sarsak, çelimsiz, kocamış bedeni harap etmeyi ya da o şekilsiz polyester eşofmanın içinde barınmayı seçebilirdi? Hem aşk mutluluğunun ruhu neredeydi?
Yaşamımızı çift çift ya da gruplar içinde geçirmek için çok çaba harcasak da yalnız doğduğumuz ve yalnız ölmek zorunda olduğumuz gerçeğinin özellikle ölüme yaklaşırken ürpertici bir berraklıkla ortaya çıktığı anlar vardır.
Hayatını birinin inisiyatifine bırakmak ne büyük ahmaklık.Kendini bile sevmeyi beceremeyen insanların sizi sevmesini beklemek.Ne istiyor insan hayattan, doğru cevabı vermeyecek olmasına rağmen soruyorum. Ne istiyorsun...