"Emanet sadece görünür bir yük, bir eşya değil. Emanet gönülle taşınır, gönülle ulaştırılır sahibine. O yüzdendir ki pahası ağırlıkla değil, vefa ile ölçülür."
Şöyle diyormuş işin erbabı: Batı toplumu "guilt-oriented"; yani "suçluluk-eksenli" yaşar. Doğu toplumları ise "shame-oriented"; "utanma-eksenli" yaşar. Suçluluk eksenli yaşayanların, bir hata ettiklerinde, bu hatanın acısını vicdanlarında hissetmeleri pişmanlıkları için yeterlidir. Ancak utanma eksenli yaşayanların pişmanlığı, başkalarının bu hatayı bilmesine bağlıdır. Ayıplanma korkusunun günah korkusundan ağır bastığı bir toplumda yaşıyorsan, töreleri terörize ederek dinileştirmek, hatta dinin yerine koymak mümkündür. Sırf ayıptır diye helâli haram etmeler de, artık ayıplanmıyor diye haramı helâl etmeler de bu toplumun işidir.