Bilim ve Teknik Dergisi

Bilim ve Teknik Dergisi

Dergi
8.1/10
184 Kişi
·
749
Okunma
·
42
Beğeni
·
322
Gösterim
Kanada, İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) araştırmacıların yaptığı bir araştırmada çok sayıda Virüsün atmosferde yolculuk ederek başka yerlere taşındığını ortaya koyan bulgular elde edildi. Araştırmada Dünya yüzeyinden havaya karışan virüslerin, Dünya'daki hava sistemlerinin üstünde bulunan ancak jetlerin uçtuğu stratosferin altında kalan troposfer katmanında binlerce kilometre taşınıp tekrar Dünya yüzeyine “yağdığı” ortaya kondu.Araştırmanın liderlerinden Curtis Suttle her gün metrekare başına ortalama 800 milyondan fazla virüsün troposferde biriktiğini, bunun da örneğin Kanada’da kişi başına 25 virüse karşılık geldiğini söylüyor. Bakteriler ve virüsler atmosfere küçük toz parçacıkları ve deniz serpintisi kaynaklı damlacıklar içinde taşınarak karışıyor.
4 Temmuz 2012’de CERN’in Büyük Hadron Çarpıştıncısı’nda yürütülen ATLAS ve CMS deneylerinde Higgs bozonunun deneysel keşfi eş zamanlı olarak duyurulmuştu. Bu keşif kuramsal olarak öngörülmesinden yarım yüzyıl sonra Standart Model’deki son kayıp temel parçacığın, yani Higgs bozonunun varlığını doğrulamıştı. Keşif ayrıca yeni keşfedilen parçacığın özelliklerini belirlemeye yönelik yeni bir deney programına da ön ayak olmuştu. İşte CMS işbirliği geçtiğimiz Haziran ayında bu programda bir kilometre taşına ulaştı. CMS deneyi kapsamında yapılan bir gözlem Higgs bozonu ile bilinen en ağır atom altı parçacıklar olan üst kuarklar arasmdaki etkileşimi açık bir biçimde ortaya koydu. Bu keşif kütlenin kaynağının anlaşılmasında önemli bir adım olarak niteleniyor.
1, 3, 6, 12, 24, 48, 96... şeklinde
devam eden serideki her bir sayıya 4 ekleyip sonucu 10’a böldüğümüzde elde edilen sayılar bize AB (astronomi birimi: Güneş ile Dünya arasındaki ortalama uzaklık 1 AB’dir ve yaklaşık 150 milyon km’dir) cinsinden gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıklarını verir. Örneğin serinin ilk sayısı olan da 4 ekleyip sonucu 103 böldüğümüzde 0,4 sayısını elde ederiz. Merkür, Güneş’e uzaklık bakımından ilk sırada bulunan gezegendir ve Güneş’e olan ortalama uzaklığı 0,387 AB’dir. Tıtius-Bode Yasası’na göre hesaplanan Merkür’ün Güneş’e olan ortalama uzaklığı gerçek değerine hayli yakın. Aşağıdaki görselde, gezegenlerin Güneş’e olan ortalama uzaklıklarının Trtius-Bode Yasası’na göre hesaplanan değerleri ile gerçek değerlerini görebilirsiniz.

Bu yasa ortaya atıldığında Uranüs ve Neptün henüz keşfedilmemişti. Ayrıca formül 2,8 AB uzaklıktaki bir gezegenin daha var olması gerektiğini söylüyordu.
Farklı türlerdeki canlıların rejenerasyon yetenekleri basit yapılı canlılardan karmaşık yapılı canlılara doğru gittikçe azalır. İnsan gibi karmaşık yapılı canlılarda hücre bölünmesi sınırlı ve kontrollüdür. İnsanlarda rejenerasyon yeteneğinin kısıtlı olmasına neden olan bu durum sayesinde bazı hastalıkların ( örneğin kontrolsüz hücre bölünmesi nedeniyle ortaya çıkan kanser) oluşumunun sınırlandığı düşünülüyor.
Aynı zamanda yağ hücreleri tarafından da östrojen üretiliyor. Dolayısıyla dünyadaki obezite oranı düşünüldüğünde erken ergenlik hiç de sürpriz değil
Her yıl milyonlarca kişinin ölümüne neden olan kanser en önemli küresel sağlık sorunlarından biri. Aslında kanser tek bir hastalığın değil, hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması ve yer değiştirmesi sonucunda oluşan bir grup hastalığın ortak adı. Hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması ve yer değiştirmesi önce bir organın içinde tümör oluşumuna, sonra da kanserli hücrelerin organı çevreleyen başka doku ve organlara yayılmasına neden oluyor. Kanser hücreleri daha sonra kan ve lenf damarları yokuyla uzak dokuları da işgal edebiliyor.
Eğer insanlık, Atom bombasından ve ırk problemlerinden dolayı mahvolmazsa, elde bulunan bilgilere göre 2000 yıl sonra güneşten gelen radyasyon yağmuru ile son bulacaktır. Eğer bu tehlikeden yakasını kurtarabilirse, dünya muhtemelen bir buz devrine girecektir.
Bilim ve Teknik Dergisi
Sayfa 8 - Tübitak Yayınları
Kasım ayın 16'sında 60 ülkeden temsilciler Fransa'daki Ağırlıklar ve Ölçüler genel Konferansı'nda bir araya gelerek Uluslararası birim sisteminde değişiklikler yapmaya karar verdi. Kilogram, amper, mol ve Calvin yeniden tanımlandı.
Bilim insanları uzun zamandır kayalarda karbondioksit depolamak için aradıkları çözüme bir adım daha yaklaştı. Geliştirilen yeni yöntemle sera gazlarından CO₂ 'i yakalayan ve depolayan magnezit isimli bir mineralin oluşumunun hızlandırılma ihtimali doğdu. Bu yöntemle büyük miktarda magnezit üretilebilirse iklim değişikliğiyle mücadelede bir umut olacak.
...
Magnezit veya magnezyum karbonat, doğal olarak çok miktarda CO₂ tutabilen kararlı bir mineral. Bir ton magnezit yarım ton sera gazı tutabilir.
35 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
8. sayımızı da hafızama kazımış bulunmaktayım.
Evet uzun bir serüvene çıktım, okudukça bilgi veren, inanılmaz değerli bu dergi serisinin 8. sayısında 1960'larda yeni yeni gündeme gelen elektronik beyinden bizlere bahsetmiş. Kısaca anlatılan elektronik makinenin nasıl çalıştığının mantığını kavramak.

*Gerçi biz insanların yeterince meşguliyeti var zaten, ne gerek var böyle şeylere?

Neyse devam ediyorum incelememe, onun dışında bize 8. sayıda verilen bir konu da günümüzde kullanılan lazer ameliyatların ilk yapılışı ve denenmesi süresinden bahsediyor.
Gerçekten günümüzdeki teknolojiye ne kadar şükretsek azdır. {Tabii Sosyal Medya dışında}.

Ve asıl ilgimi çeken konulardan birisi de;
1960'lı yıllarda ilk elektrikli arabanın yapılması oldu.
Merak ederseniz bir bakın, çok tontik ve minnoş bir araba olmuş :)
İsmi de "Amitron"

Bu sayıda işlenen diğer konular ise;
-Röntgen filmi telefonla naklediliyor
-Renkli Asfaltlar
-Tehlikesiz dinamit imal metodu
-Lazer ışınları ile haberleşme
Ve
-**Bilim Adamlarının İlginç Yönleri Serimizden
Thomas Alva Edison.

Okumanızı Öneririm.
38 syf.
·Beğendi·10/10
Bilim ve Teknik alanında Türk insanının bilinçlenmesi amacıyla yapılan Bilim ve Teknik dergisinin ilk sayısını gerçekten hayranlıkla okudum. 1967 senedindeki bilimin aklımda canlanmasına ve şuan bulunduğumuz 2018 senesindeki teknolojiye ne şartlar altında geldiğimizi görmeme yardımcı oldu. Bu sayısında
-Uzayın Fethi
-Yıldırım Nedir?
-Gerçek Üç Boyutlu Sinema
-Sir Isaac Newton
-...
gibi konu başlıklarını açıklamıştır.
Dergiye ulaşmak için Tübitak'ın bir dergisine abone olun. Bu sayede hem aylık derginiz gelir hemde internet üzerinden 1967-2018 yılları arasındaki bütün dergilerin pdf'lerine ulaşabilirsiniz.
Size çok şey katacağına eminim.!
35 syf.
·3 günde·8/10
Evet 4. sayıyla seriye devam ediyoruz :)
Bu sayısında en can alıcı nokta insanlık tarihinde ilk defa Güney Afrikalı Doktor Christian, insandan insana kalp naklini 1967 yılında gerçekleştirdi.
Şuan insanlar kalp naklini çok normal karşılıyor ama o dönemde bu tür olaylar devasa etki yaratıyor. Dr. Christian Neethling'in insandan insana kalp nakli ile Tıp'ta yeni bir dönem başlıyor. Kalp nakline bazı kısım karşı çıkarken büyük bir çoğunluk destek veriyor. Kalp naklinin öyküsünü ve günümüze nasıl geldiğini okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca bu sayıda dikkatimi çeken diğer bölümler;
-Canlılar soğuğa nasıl uyar
-Zehirli maddeler ve canlılar
-William Harley
Okumanızı Tavsiye Ederim.
96 syf.
Herkese Merhaba
Bilim ve Teknik dergisinin 614. sayısı benim açımdan oldukça güzeldi. 2019'un ilk sayısında 2018'deki bilimsel gelişmelerden bahsediliyor. En çok ilgimi çeken iki konu; Uluslararası Birim Sisteminin 20 Mayıs 2019'dan itibaren değişecek olması ve 13 Aralık 2018'de Türkiye Uzay Ajansının kurulması oldu. Ama keşke bu konular kısaca geçilmese de daha detaylı anlatılsaydı.
34 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bilim ve Teknik'de 9. sayımızı da geride bıraktık. :)

Evet dolu dolu ve tasarımıyla güncel, bir sayıyla karşı karşıyayız. Bence bu sayı Bilim Ve Teknik'in seviye atlama sayısı olmuş. Konular özenle seçilmiş, iyi araştırılmış, alanında uzman kişilerle görüşülmüş ve güzel bir kurguyla okuyucuya sunulmuş.

Benim hoşuma giden kısmı, kapak fotoğrafının Kızılay'da yüksek bir binanın üstünde çekilmesi ve editörün fotoğrafımızı beğendiniz mi? sorusu oldu :)

Evet derginin içeriğine gelirsek;

-İlk değineceğim konu tabi ki "beyin akımı" makalesi oldu. Daha öncede yaptığım alıntılar ve ileti ile bu konun ayrıntısını oradan görebilirsiniz.

-İkinci konu olarak da, gezegenimizin ileri ki dönemlerde nasıl bir yol izleyeceği konusudur.
Burada da makalede geçen soru şu;

" Dünyanın sonu buz mu ateş mi? "

Yaptığım alıntıyla konu üzerinde biraz durdum. Tabii sorunun cevabı size kalmış :)

-Üçüncü olarak da, beni biraz üzen konu "Anadolu Deprem Kuşağı ve Türkiye'de yer sarsıntıları" konusudur. Nedeni ise 1937'den 1968 yılına kadar ülkemizde gerçekleşen depremlerin sonuçlarını, depremde ölen kişileri ve Depremlerin bizde açtığı yaralar üzerinde durulmuştur.

Tabii o zaman ki dergiyi hazırlayan ve okuyan insanlar kendilerine gelen felaketin farkında değillerdi. Yani 31 sene sonra gerçekleşecek "1999 Marmara Depremi"
Ülkemizde derin yaralar açan bu büyük felaketi asla unutamayacağız.

Evet incelemeyi yaz yaz bitmez. Aslında her konu üzerinde durmak isterdim ama, sizleri sıkmak istemedim.

Bu sayıda ele alınan ve dikkat çeken diğer konular ise şunlardır;
-Kızgın Bir Boğayı Durduran Adam (Radyo dalgaları ile)
-Hücrenin içinde neler kilitlidir? (İlk Sitoloji çalışmaları)
-Kadınlar Erkeklerden daha çok yaşıyor
-Kalp pili nedir ve nasıl çalışır? (Dünyada yeni yeni çıktığı zamanlar ve ülkemizdeki kalp pili çalışmaları)

Ve Büyük Üstad;
-Bilim Dünyasının Büyük Öncüsü "Galieo Galilei"

Okumanızı en içten duygularımla tavsiye ederim. :)
35 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bilim ve Teknik yolculuğumda 7. sayıyı da okumuş bulunmaktayım.
Evet bu sayı aslında beni biraz duygulandırdı diyebilirim. Nedeni ise derginin sonunda yer alan Saygı Değer Marie Curie'nin bizlere, insanlık tarihine kattığı eserleri ve buna istinaden hayatını yoksul içinde geçirmesi gerçekten beni üzdü.

O; Kızlarının Annesi, Kocasının Eşi ve Bilim dünyasının saygı değer insanlarından birisiydi. Radyum elementini bulduğunda daha 32 yaşındaydı ve yeni doğum yapmıştı. Hayatını eşiyle birlikte Bilime ve İnsanlara faydalı olmaya adamıştı. Ve eşiyle birlikte bir alçakgönüllülük abidesiydi. Evet Madam Curie'yi hepimiz duymuşuzdur, ama sizlere tavsiyem hayatınızdan bir 15 dk. ayırıp bu muhteşem Kadının yaptıklarına bir göz atın. Sizin de ilginizi çekeceğine inanıyorum. Neyse bu muhteşem Bilim Kadınını anlatmam uzun sürer :) Dergimize gelirsek;
Bu sayıda kapaktan da anlayacağınız gibi Güneş ve onun yaydığı enerji üzerinde durulmuş, yani güneş enerjisini kullanmak düşünülüyormuş. Şu an günlük hayatımızda Güneş Enerjisi her alanımıza girdi. Elektrik üretiminden tutun, evimizdeki suyun ısıtılmasına kadar. İşte o dönemler Bilim İnsanları bunu amaçlamışlardır. Yani kullandığımız Güneş Panellerinin mazisi en fazla 50 yada 60 seneye dayanır. Benim ilgimi çeken diğer konulara gelirsek; Sivrisineklerin bizi nasıl karanlıkta tespit edip ısırdığını ve buna engel olabilecek bulgular denenmiştir, yani şuan evlerimizde kullandığımız modern sinek kovucuların o zamanlar yeni yeni temelleri atılmıştır. Bu arada Sivrisinekler sandığımızdan da zeki canlılar :)
Onun dışında Vitaminler ve fazla alındığında oluşacak zararların üzerinde durulmuş. Bence bu makaleleri her bireyin okuması gerekiyor. Ayrıca demeden geçmeyim Bilim ve Teknik, bilginin yanında size televizyonunuzun nasıl ayarlanacağını da gösteriyor, eğer evinizde tüplü, siyah-beyaz ekran bir televizyona sahip iseniz bu sayıya bir göz atın derim :D
Bilmiyorum, yaptığım incelemeleri sanırsam 1 yada 2 kişi okuyor. Bu beni biraz üzse de yinede dergiyi incelemeyi bırakmıyacağım. Aslında okunsa beni daha çok heyecanlandıracağına inanıyorum. Böylece sizlere daha iyi incelemeler yazabileyim.
Neyse şuan bu yazdıklarımı sonuna kadar okuyan değerli insan, bence bu dergiyi okumalısın. Ben dergiyi ilk incelememde dediğim gibi Tübitak'ın sayfasından PDF yoluyla okuyorum. Umarım bu dediklerimi bir düşünürsün.
Bu Nadide Eseri Okuman Dileği İle...
34 syf.
·15 günde·6/10
Evet 5. sayıyı da bitirmiş bulunmaktayız. Açıkçası bu sayı biraz fizik ağırlıklı olmuş. Bu sayının ana konusu ise "Televizyon". 1968 yıllarında daha Türkiye'de televizyon hiçbir yerde yoktu. O yıllarda ilk denemeler TRT tarafından yapıldı. Siz de az çok ailenizin büyük fertlerinden duymuşsunuzdur zaten :)
Onun dışında beni etkileyen diğer bir konu "Denizlerin altındaki dağlar" konusu oldu çünkü Güney kutbundan Kuzey kutbuna kadar uzanan sıradağlar varmış. Ayrıca Amerika'da İneklere gazeteler yem olarak veriliyormuş, bu da epey tuhafıma gitti :D
Bu sayıda işlenen diğer konular ise;
-Bir kafada iki beyin
-<Venüs-4>ün başarıları
-Bitkilerde His
Ve Bilim Adamlarının İlginç Yönleri serisinden "Luigi Galvani"
Okumanızı Tavsiye Ederim..
36 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Bilim ve Teknik dergisinin 2. sayısı yine okunmaya değer. Dergide farkettiğim şey bize her sayısında, birçok alandan (Astronomi, Teknoloji, Sağlık, Coğrafya...) bahsederek okuyucunun, her konuda bir bakış açısına sahip olmasını kazanmak amaçlanıyor. Yine bu dergide dikkatimi çeken konular şunlar oldu;
-Uzay Yolcularının Karşılaştığı Tehlikeler
-Venüs; Uzay Yolculuğunda İkinci İstasyon
-Damar Sertliği
Ve en önemlisi
*-Charles Darwin'in Evrim Teorisi
Darwin senelerdir bize müfredatta anlatılıyor ama burda okuduklarımı ilk defa görüyorum.
Okumanızı Tavsiye Ederim.!
35 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Evet 3. sayıyla karşınızdayız :)
Giderek bu dergiye olan bağlılığım artıyor. Gerçekten insan bazı yerlerde hayran kalıyor. Özellikle Mariner 4 uzay gemisinin mars'a yaptığı yolculuk ve dünyaya gönderdiği bilgiler çok enteresan. Galiba bu sayıda en çok dikkatimi çeken bu uzay aracı oldu. Yapılan hesaplamalar ve alınan sonuçlar büyük bir başarıdır. Ayriyeten bu sayıda ve okuduğum ilk iki sayısında da dikkatimi çeken bölüm "Bilim Adamlarının İlginç Yönleri" oldu. İlk sayıda Sir İsaac Newton, İkinci sayıda Charles Darwin ve bu sayısında Gregor Mendel'in hiç bilmediğim özelliklerini öğrendim. Ayrıca bu sayıda;
- Gel-Git olayı (Medcezir)
- Keban barajı ve tarihi (o yıllarda baraj inşa aşamasında)
- Radiocarbon Yaş Tayini (Carbon-14)
- Sıcak gıdaların Sağlığa Zararları
gibi konularda baya ilgi çekiciydi.
Her zaman dediğim gibi size çok katkısı olacağına eminim.
Mutlaka Okuyun.!
250 syf.
·1 günde·10/10
Bu dergileri neden pek fazla insan okumuyor bilmiyorum. Ama okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Aylık olarak alıyorum dergileri ve bilgilerime bilgi katıyor. Çok şey kaçırıyorsunuz bana göre

Yazarın biyografisi

Adı:
Bilim ve Teknik Dergisi

Yazar istatistikleri

  • 42 okur beğendi.
  • 749 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 141 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları