içini karman çorman biçimde,kimsenin asla okumadığı kısa kitapçıklar ve kitaplarda donup kalmış uyak ve düzyazı,şiir ve felsefe selleriyle döküyordu.eline bir mikroskop verilmeliydi.yıldızlara bakmanın,bilimsel mantık yürütmenin öğretilmesi gerekirdi.kıvrak zekâsı yalnızlık ve özgürlükle çevrilmişti.kimse onu denetlememişti.kimse ona öğretmemişti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
yazık!kaleme yeltenen bir kadın,
öylesine haddini bilmez bir yaratık sayılır,
hatasının bedeli hiçbir erdemle ödenmez.
bize cinsiyetimize ve yolumuza karşı geldiğimizi söylerler.
iyi terbiye,moda,dans,giyim,kuşam,oyun,
arzulamamız gereken başarılar bunlardır.
yazmak veya okumak veya düşünmek veya araştırmak,
güzelliğinizi gölgeler ve zamanımızı tüketir,
ve hayatımızın baharının zaferlerini kesintiye uğratır.
köle ruhlu bir evin sıkıcı idaresi
kimilerince en önemli sanatımız ve faydamız olarak görülür.
nasıl da düşmüşüz!yersiz kurallar uğruna
ve doğadan ziyade eğitim budalaları tarafından
zihinsel tüm gelişimden yoksun bırakılmışız
ve sıkıcı olmamızmış beklenen ve tasarlanan
biri diğerinden yükseğe uçmak isterse,
daha sıcak bir hayal ve azmin etkisiyle,
karşı taraf hâlen öylesine güçlü görünür ki
gelişme umutları asla korkulara ağır basamaz.
besbelli zihni hiçbir şekilde "tüm engelleri tüketip parlak hâle gelmemişti".aksine,nefretler ve dertler tarafından yorulmuş ve dağınıktı.onun gözünde insanlık ikiye ayrılır.erkekler "karşı taraf"tır,erkeklerden nefret edilir korkulur çünkü erkekler onun yapmak istediğine-bu da yazmaktı-giden yolu engelleyecek güce sahiptir.
dünya kadına,erkeklere dediği gibi "yazmayı seçersen yaz,benim için fark etmez." demedi.dünya kahkahalara boğularak şunu dedi:"yazmak mı?senin yazmandan ne çıkar?"