Serinin ilk kitabını sırf burda kötüledir diye okumadım bu kitapta çok övüldü diye bunu okudum. Hiçbi şey kaybetmiyosunuz merak etmeyin bazı yorumlar gördüm ilk kitap okunmalı mı diye yani belki anlamadığım iki üç cümle vardır onun dışında her şey anlaşılırdı bence.
Bazen bazı kitapları eleştirirken o kitapların nasıl eleştirilmesi ya da nasıl yorumlanması gerektiğini bir ayırt etmek gerek. Bazı kitaplar vardır öyle darktır ve erkek karakter o kadar iğrençtir ki insan ister istemez dayanamayıp gerçek hayatla karşılaştırıp bunun ne kurgu kitap ne de gerçekte karşılaşmamız gereken karakterler olduğuna dair uzun uzun konuşmak gerekir. Ama bazı kitaplar da vardı ki, bu kitap gibi, kurgu bu deyip onun üzerinden sevip sevmediğimizi yorumlarız. Bu kitap benim için tam olarak öyle. Abartıp kızlar nasıl böyle tipleri seversiniz denecek bir kitap değil asla. Tamamen ayarında, sürekli çatışmalı bir ilişkinin olduğu bir kitap. Evet erkek karakter durduk yere birini vuruyo diğerini oldÜRüyo vesaire de yani diğer kitaplardaki iğrenç sapık tec@vüzcü tiplemelere baktığımızda bu adamın yaptıklarını kurgu olarak ayırıp diğerlerini ister istemez gerçeklikle mükayese edebiliyoruz.
Benim için bu kısımları hariç tamamen normal bir karakterdi. Ne sevdiği kadını zorladı ne de onu kandırdı. Travmalarından ve takıntılarından ötürü bunları göstermemek için sadece sert birisi olmak zorundaydı ve duygularını belli edemezdi. Kitabın her bir sayfası çatışmalarla dolu, sürekli birbirlerine laf soktukları için bi 200.cü bölümlerde gına geldi. Fakat kitap o kadar akıcı ki kendisini okutturdu. Çok önemli olaylar yok kitapta bir iki olay hariç onun dışında karakterlerin bir yerlerde birbirlerini görüp atışmalarına şahit oluyoruz. Allister’ın sevgisini dibine kadar hissediyoruz. Arada bir kadına karşı