“Hepimiz başlangıçta yaşamsal öneme sahip olmayabilen belirli eğilimlerle dünyaya geliriz -sahip olduğumuz tüm niteliklere belirli eğilimler olarak bakmak akıllıca olabilir. En kalıcı olabilecek özelliklerimiz bile, cinsiyetimiz bile, yalnızca bir eğilime işaret eder. Bütün eğilimlerimiz de, hem zihnimizde hem bedenimizde kendi karşıtı ile birlikte var olmaya devam eder. Bu karşıtlığı kabul etmeli ve yüceltmeliyiz, mutluluğun bile mutsuzluk ile işbirliği içinde var olabileceğini kabul etmeli, alışkın olmadığımız, nadiren karşılaştığımız olgulara, normalin çok üstünde, en nadide olabilecek özelliklere, deneyimlere bile -aşka örneğin, katışıksız, yoğun bir sevgiye ya da- bir patoloji atfetmekten vazgeçmeliyiz.”