tuğçe yiğit

tuğçe yiğit
@tuceyigit
lisans
istanbul
9 Temmuz
3 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Gecenin düşleri her zaman duyguları uyarır ve tatlı zehriyle umutları canlandırır.”
Sayfa 40·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam
son olarak; bu rastlantı beni eğlendirdi gerçekten :)
"On dokuzuncu yüzyılın son on yılında iki keşif, sembolik açıdan eşazamanlı olarak yapılıyor: Son icadına kadar pek tanınmayan Wilhelm Röntgen adındaki bir fizikçi, Würzburg şehrinde beklenmedik bir deney gerçekleştirerek geçirgen olmadığı iddia edilen insan bedeninin içinin aydınlatılmasına olanak sağlıyor. Viyana'da ise aynı şekilde pek tanınmayan Sigmund Freud adındaki bir hekim, aynı imkanı ruh için sağlayacak bir yöntem buluyor. Her iki buluş da sadece kendi alanında değil onlarla bağlantılı alanlarda da ilerleme kaydedilmesine önayak oluyorlar. Garip bir rastlantı ile fizikçinin elde ettiği keşiften doğrudan tıp alanı faydalanırken, hekimin elde ettiği buluştan, yani ruhsal güçler kuramından da psikofizik yararlanıyor."
Sayfa 171·Kitabı okudu
Sigmund Freud
"Toplumla kurulan yakın bağ ile ilk çağlardaki asıl özgürlük arasındaki mesafe arttıkça, bu ilerleme nedeniyle aslında bireyin ruhunun yağmalanmış olduğu ve benliğinin sosyalleştirilmesi uğruna, aslında en derinindeki esas benliğinden edildiği konusundaki şüphe de artacaktır." "Psikanaliz, teorik doktrin olarak dürtülerin ve bilinçaltının bilinç üzerindeki hakimiyetinde ısrar ediyor ancak pratikte, tek tedavi aracı olarak insanlığın sağduyusunu kullanıyor ve dolayısıyla da bunu insanlık üzerinde de uyguluyor." "Normalde ciddi ve sert olan sesininse, yaşamının günbatımına doğru ilerlediği sırada insanlığa, yolun sonuna ümitle aydınanabilecek ufacık bir ışık yerleştirmek istercesine yumuşayıp uzlaşmacı bir tını kazanmış olması beni duygulandırıyor. "İnsan zekasının, ruhunun dürtü dünyası karşısında güçsüz olduğunu defalarca vurguluyor olsak ve bu konuda haklı olsak da, bu güçsüzlüğün her şeye rağmen bir anlamı var. Zeka, sesi gür çıkmıyor olsa da söyledikleri işitilene kadar rahat rahat durmaz, pes etmez. Sayısız kere, ardı ardına reddedilse bile eninde sonunda hedefine ulaşmanın bir yolunu bulur. Bu, insanlığın geleceği açısından iyimser bakabileceğimiz nadir hususlardan biridir. Ve bu husus aslında hiç de önemsiz değildir. Zekanın üstünlüğü elbette çok uzak ama herhalde ulaşılamaz denilecek kadar uzakta da değil."" "Dürüstlük, zihni mükemmel bir biçimde zenginleştirir ancak duyguları asla tümüyle doyuramaz." "Tüm bilim dalları insanlığın 'yaratıcı tanrı' oyunundaki saçmalığı her seferinde kanıtlasa da insanlık, nihilizmin pençesine düşmemek ve dünyevi yaşamına bir şekilde anlam katmak için daima çaba sarf etmeye devam edecektir. Çünkü bu çaba sarf etme hevesinin bizzat kendisi, tüm ruhsal yaşamının esas anlamıdır zaten."
Psikoloji
Bu sayfanın kendine özel bir alıntıya ihtiyacı vardı..
"İnsanlık, tanrısallığa bu kadar yaklaştığı halde neden eskisinden çok daha mutlu ve keyifli değil? En derin benliğimiz, toplumun bunca medeni zaferi karşısında kendini neden daha fazla bolluk ve özgürlük içinde, bütün yüklerinden arınmış hissetmiyor? Freud, o sert ve keskin acımasızlığıyla bu soruya bizzat cevap veriyor: Uygarlaşma yoluyla elde edilen zenginlikler, insana hiç karşılıksız armağan edilmedi. Bütün bunların bedelini, dürtü özgürlüğünün muazzam bir biçimde kısıtlanmasıyla ödedi. Türün uygarlık gelişiminin arka planında, bireyin mutluluğunu kaybedişi yer alıyor (Elbette Freud daima toplumdan değil bireyden taraf olmuştur). İnsanlığın toplumsal uygarlaşma yönünde elde ettiği kazançların karşısında, her bir ruhun ödediği bedel, özgürlüğünden feragat etmesi ve duygusal gücünün azalmasıdır. "Günümüzde benlik olarak hissettiğimiz duygu, geniş kapsamlı ve hatta çevreyle daha içten bağ kurmayla eşdeğer her şeyi kapsayıcı bir halin yalnızca kendi içinde sıkışıp kalmış bir parçasıdır."
Sayfa 160 - Zeplin·Kitabı okudu
İnsan
Altını çizdiğim yerleri paylaşayım dursun dedim ama bitmiyor tabi..
"Mais c'est toujours la chose sexuelle, toujours!"* -Charcot (Freud'un paristeki hocası) *Fakat mesele her zaman cinselliktir, her zaman! "Libidonun tek amacı kendi içinden çıkarak dışarı taşmaktır." "Yani arzu, kendini her zaman, bir erkeğin kadındaki ve bir kadının erkekteki zıtlığında gerçekleştirmek zorunda değildir. O, sadece neye olduğunu bilmeden yalnızca boşalmaya doğru sürüklenir. Bir nevi, henüz nereye hedef aldığının farkında olmayan bir ok ya da içine akacağı nehrin ağzını henüz bilmeyen bir akıntı gibidir." "Bu nedenle psikanaliz için deneyim, bütün ruhların şeklini belirleyen yegane olgudur." "Ancak cinsellik konusuna aşırı vurgu yapmış olması tarihsel açıdan gerekliydi,.." "Cinselliğin çığlık çığlığa itirazlara neden olacak kadar abartılarak vurgulanması, asla gerçek bir tehlike yaratmamıştır. İlk taslaklarda abartılı olarak görünen her şey, tüm değerlerin daimi dengeleyicisi sayesinde çoktan aşılmıştır: Zamanla. Freud'un ilk açıklamalarından bu yana yirmi beş yıl geçmiştir ve günümüzde, cinsellik konusuna çekingen bir tavırla yaklaşanlar bile cinsel sorunlar hakkındaki yeni, dürüst, daha iyi ve daha bilimsel olan bilgi birikimimizin dünyayı, cinselliğe daha düşkün, daha azgın ve ahlak yoksunu bir yer haline getirmediğini açıkça görebileceklerdir." "Kendini tanımak insanı özgürleştirir." "Bütün bir nesil dışa dönük özgürlüğünü, tek bir insanın içe dönük özgürlüğüne borçludur."
Cinsellik
Reklam