"Zamanın kapatamadığı yara yoktur, kiminin yeri belli olmaz, kiminin de izleri kalır. Acıları bir yana koyabilirsen payına düşeni alır, yaşarsın. Kimin payına ne düşeceğini kim bilebilir?"
"Bahar geldi mi bütün çiçekler açarmış. Bunların içinden ikisi birbirini çok sever, diğer çiçeklerden kıskanırmış. Biri diğerine 'Bütün çiçekler aynı anda açtığı için birbirimizi az görüyor, sürekli özlüyoruz. Biz kışın dondurucu havada açalım ki bizden başkası olmasın, sadece birbirimizi görelim.' demiş. Bu fikir sevdiği çiçeğin de hoşuna gitmiş. Kışın açmak için sözleşmişler. Bahar bitmiş, yaz geçmiş, sonbahar yerini kışa bırakmış. Sevgilisine kavuşmanın heyecanıyla toprakları, karı delen beyaz çiçek yeryüzüne çıkmış. Bembeyaz karlar arasında sevgilisini aramış ama bulamamış. Ona 'Kışın açalım.' diyen sevgilisi ortada yokmuş. Umudunu yitirene kadar beklemiş. Bir süre sonra üzüntüden boynunu bükmüş, soğuğa dayanamayıp ölmüş. Sevdiği verdiği sözü unutup diğer çiçeklerle baharda yeniden açmış. O günden sonra aşkı için soğuğa, kara aldırmadan açan çiçeğe Kardelen, sözüne sadık kalmayıp baharda açan çiçeğe Hercai adını koymuşlar."