Günler ağır.
Günler ölüm haberleriyle geliyor.
En güzel dünyaları
yaktık elimizle
ve gözümüzde kaybettik ağlamayı:
bizi bir parça hazin ve dimdik bırakıp
gözyaşlarımız gittiler
ve bundan dolayı
biz unuttuk bağışlamayı.
Varılacak yere
kan içinde varılacaktır.
Ve zafer
artık hiçbir şeyi affetmeyene kadar
tırnakla sökülüp
koparılacaktır.
Kitaba düştüm,
sabahtan akşama kadar okuyorum.
Kitaplar akıllı
kitaplar aptal,
kitaplar büyük
kitaplar çocuk,
kitaplar en uzak, en güzel yolculuk,
fakat kısır,
fakat sensiz.
(...)
Gece yatakta benden gizli ağladı hep.
Ölümden pek korkuyor.
"Ölür müyüm?" diye sorar hemen.
Bu kızda bu ölüm korkusu neden?
Hem anlatsana bana:
nasıl oluyor da çıldırmıyoruz
öleceğimizi bildiğimiz halde?"
Yoksa, ben ölmem gibi mi geliyor insana.
Dayım söylüyor:
cephede herkes böyle düşünürmüş, doğru mu?
Bence bunun sebebi şu:
herbirimizdeki kısalığa rağmen
yaşamak daha kuvvetli ölümden...
(...)