Herkesin 'en mutlu', 'en bilgili' ve 'en etik' olduğu bu dijital tiyatroda; perde kapandığında elinde sadece şarj kablosuyla kalan o yalnız kalabalığız.
İnsanoğlu; evrenin sırlarını çözmeye çalışırken, yan komşusunun acısını fark edemeyecek kadar büyük bir 'odaklanma' sorunu yaşıyor. Zekamızın parlaklığı, kibrimizin karanlığını aydınlatmaya yetmiyor maalesef.
Mağaradan çıktık, gökdelenlere tırmandık ama cehaleti yanımızda valiz gibi taşımaktan hiç vazgeçmedik. Teknoloji çağındayız; elimizde evrenin sırları var ama zihnimiz hâlâ en ilkel korkuların esiri.
Herkesin 'eşsiz' olduğunu iddia ettiği bir dünyada, herkesin aynı fabrikadan çıkmış gibi aynı hataları yapması; işte insanlığın en büyük mizah anlayışı bu.
Zatını mübarek sanıp dev aynasında seyreden gafil,
Bilmez misin ki; her yükselişin bir sukutu,
Her kibirin bir zevali vardır.
Siktir et o sahte vakarı;
Aslı faslı olmayan tacın, rüzgarda savrulan külden farkı yoktur. 🪶