Tuğçe.

Tuğçe.
@tugcee33
Mersin
1 Ocak 1997
2 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
İnsanım Nihayetinde
Evet biraz hırçın ve dalgalı olabilirim… Güçlü görünsem de, düştüğünde o maske sarılmaya muhtaç.
Müzik
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bir elin dokunmadığı hayal, hiçbir zaman uyumaz.
Alıntı
İnsan bazen kendi hayatının içinde kiracı gibi yaşar. Evi döşeyen odur ama hangi odada oturduğunu çoğu zaman bilmez. Düşünceler gelir, gider; ama hangisi gerçekten “benim” diye sorulduğunda ortada garip bir sessizlik kalır. Çünkü insanın zihni bir nehir gibidir. Ama garip olan şu: Nehir akarken suyu gören kişi de o sudan yapılmıştır. Yani bakan ile akan aslında aynı şeydir. Bu yüzden insan kendini anlamaya çalıştığında, bir aynanın içine başka bir ayna koymuş gibi olur. Görüntü çoğalır ama cevap azalır. Mesela şu soruyu düşün: Bir düşünceyi düşündüğünü fark ettiğin an, o düşünce hâlâ aynı düşünce midir? Yoksa artık onu izleyen başka bir düşünce mi vardır? İşte burada zihin küçük bir oyun oynar. Çünkü insan bir şeyi fark ettiği anda artık o şey değildir; onu gözlemleyen başka bir katmana geçmiştir. Ama o katmanı fark ettiğinde yine başka bir katman doğar. Bu yüzden insanın içinde sanki sonsuz katlı bir merdiven var gibidir. Yukarı çıktığını sanırsın ama her basamak aslında seni biraz daha içerinin derinine indirir. En tuhaf tarafı ise şudur: İnsan kendini bulmak için yıllarca düşünür, okur, sorar… ama belki de en doğru cevap hiçbir zaman düşüncenin içinde değildir. Belki de insanın kendini en net gördüğü an, kendini düşünmeyi bıraktığı andır. Ve burada küçük bir paradoks başlar: Eğer kendini düşünmeyi bırakırsan, artık kendini aramazsın. Ama aramadığın bir şeyi bulduğunu nasıl anlarsın?
Duygu ve Düşünce
Gün, sessizce omuzlarından yükünü indirip geceye bıraktı kendini. Biraz kırılmış umutlar, biraz yarım kalmış cümleler, biraz da kimseye anlatılmamış küçük mutluluklar… Hepsi bugünle birlikte usulca kapandı. Bazı şeyler tam olmadı, bazı insanlar düşündüğün gibi çıkmadı, bazı hayaller de şimdilik yerini beklemeye aldı. Ama yine de gün dediğin şey, insanın içinden bir parça alıp giderken yerine görünmez bir güç bıraktı. Belki fark etmeden öğrendiğin bir sabır, belki içinden sessizce geçen bir “yarın başka olur” ihtimali. Şimdi gece; gürültüyü susturup kalbin konuşmasına izin veren o uzun, sakin aralık. Bugünle kavga etmeyi bırak artık. O zaten çoktan uzaklaştı. Gözlerini kapat… Yarın, henüz kimsenin dokunmadığı yeni bir sayfa gibi seni bekliyor. İyi geceler. 🌙
Duygu ve Düşünce
Öyle işte..
Ne garip.. İnsan önce hayal kurmayı öğreniyor, sonra bir kalbe inanmayı. Bir süre sonra da ikisini aynı yerde tutmanın zor olduğunu fark ediyor. Yine de vazgeçmiyor; çünkü bazen mutluluk birine kavuşmakta, bazen de sadece o ihtimale inanmakta saklı.
Duygu ve Düşünce