Tuğçe Çelik

Tuğçe Çelik
@tugcee75
Abant İzzet Baysal Üniversitesi Çocuk Gelişimi
İstanbul Başakşehir
24 Haziran 2002
65 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
“ Herkes yaşam koşullarının ağırlığından, karşılaştığı zorluklardan ve hayatın düzensizliğinden bahsedip dert yanıyor, fakat hayatı düzene sokmak ve daha yaşanılır kılmak adına kimsenin bir şeyler yaptığı yok. Sanki bizler hepimiz hayatın dışında bulunan seyircileriz, her birimizi sınırsız yetkilerle donatılmış hakimler olarak görevlendirilmişler. Herkes büyük işler, büyük şahsiyetler, büyük sevinçler talep ederken, kendisini ve çevresindeki hayatı alışılmış bayağılığın, aptallığın ve hiçliğin hiç olmazsa bir milim üzerine çıkararak yükseltmek çok az kişiyi düşündürüyor.“
Sayfa 202 - koridor yayıncılık·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Baylar! Körebe oynamaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Vatanseverliği, halk sevgisini, kültürel gelişime sağladığınız katkıyı bağırarak anlatıyorsunuz. Kendiniz halk ve vatan için, kültür adına ne yaptınız, söyler misiniz? Bazıları utanmadan, inatla ve haince bir arsızlıkla bu “değerli vatanı” talan ediyor, “sevgili halkını“soyup soğana çeviriyor. Diğerleri bürolarda, yayınevlerinde aylak aylak vakit öldürüyor, okul ve üniversitelerde memur olarak çalışıyor. Ve bütün bunlar olurken, “sevgili halkı” temsil eden milyonlarca insan maddi manevi çöküşe sürükleniyor, sakat kalıyor, içip kendini kaybediyor, kalpleri kin ve öfke doluyor. Halkın temel değerleri giderek yok oluyor.”
Sayfa 186 - koridor yayıncılık·Kitabı okudu
“Kitaplar kör olmuş gözlere ışık vermekte, ruhunu henüz tamamen kaybetmemiş her bir insanın yüzünün derin utanç duygusu ile kızarmasına neden olmaktadır.”
Sayfa 181 - koridor yayıncılık·Kitabı okudu
“ Milyonlarca insan fiziki, manevi ve zihni açıdan çürümeye terk edilmiştir. Kimse de bu çürük kokusunu duymuyor, çünkü devamlı soluduğu bu kokuya alışmış herkes.“
Sayfa 180 - koridor yayıncılık·Kitabı okudu
“Halkın alt kesimlerinin hayatı, maneviyatı, karakteri ve refahı gibi konular kaderine terk edilmiştir. Sanki bu meseleler kimseyle ilgili değil, sanki ebedi olarak karar alınmış: “Bırak bildikleri gibi yaşasınlar. Herhangi iyi bir gelişme olursa, bu onlar için mutluluk ve şanstır. Ağır ve kötü sonuçlar doğuran bir hadise karşısında ise sabretsinler. “Bütün ülkelerde halk kitleleri sürekli sabretmek ve dişlerini sıkmak zorunda kalmıştır. Sabır, ihtiyaç ve yokluklar karşısında kaderine razı olmak halk kitlelerinin doğal bir görevi olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Halkı bir çok sebepten dolayı aşağılamakta ve sövmektedirler, her taraftan sürekli “Halk ayyaştır, tembeldir, çalışmak istemiyor. Halk kabadır, açgözlüdür, acımasızdır “söylentileri duyulmaktadır. Fakat bu görüşleri dile getirenler aynı zamanda şunu da ekliyorlar: Halkın büyük olduğu bir konu yine de var -sabır. Aç kalmasına, üşümesine ve pislik içinde yaşamasına rağmen, dişlerini sıkıyor kimseye kin duymadan sabrediyor. Herkes halkının sabrını takdir ederek, hayranlığını dile getiriyor hatta duygulanıyordu. Halkın dayanma gücünü dini bir vecibeye dönüştüren bu kişiler İsa’nın öğretisini de sabır dini olarak görmeye başladılar.”
Sayfa 169 - koridor yayıncılık·Kitabı okudu