Tuğçe

Kütük gibi düşmeyiz; belki, fidan gibi eğiliriz.
Sayfa 99 - Eksik Parça·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Belki bir sabah bizi affeder. Dikilmiş, hazır mıyız değil miyiz diye kendimizi yoklarken, kalbimizden bir an gelip geçer, belli mi olur, bir de bakarız ki hiç yaşamamışız gibi bizi affeder. Belli mi olur, bir sabah, bir akşam, bir vakit, nefesle ciğer arasında, kalemle yazı arasında, virgülle nokta arasında, kalbimizden umulmadık bir an gelip geçer; bizi o an affeder.
Sayfa 98 - Eksik Parça·Kitabı okudu
Belki, diyorum, belki bir mucize, her zaman, vardır. “En çok çayı özlüyorum,” diyor İnci Hanım. “Çocuklar demleyince kokusu beni mest ediyor, evde kaçacak delik arıyorum.”
Sayfa 96 - Eksik Parça·Kitabı okudu
Bu sefer benim sesim titriyor. “Siz anlamıyorsunuz,” diyorum. “Bu dünyada herkes birilerini birirlerine emanet ediyor.”
Sayfa 94 - Eksik Parça·Kitabı okudu
Adam beş adımlık bir hücrede yaşıyordu. Kız beş adımlık hücrede yaşayan adamın altıncı adımı olmak istemişti.
Sayfa 85 - Eksik Parça·Kitabı okudu