Klan adaletinin hukuku, kabile adaletinin hukuku, imparatorluk adaletinin hukuku, derebeyi adaletinin hukuku, kilise adaletinin hukuku, vb. Raz'a göre, meleklerin adaleti için "bir" hukuk, Höffe’ye göre şeytanların adaleti için "bir" hukuk. Çocuklara yok sadece, özellikle tüm Vatikanlarda!
İkisini idam ettirdiği altı kadınla evlendiğine göre, VIII. Henry’nin öldürücü bir evlilik takıntısı olduğu açıksa da meselenin yalnızca bu olamayacağı da açık. O döneme kadar İngiltere’de hiç yaşanmamış bir mutlak monarşinin kurucusu olan bu gerçek kral, Modernite'nin ulus devlet yapılanması ve zihniyetine uygun biçimde, Hobbes’un söyleyeceği gibi, kilise varsa devlet, devlet varsa kilise olmaz şiarının temsilcilerinden biridir.
Iulius Ill'ün Papalık döneminde (1550-1555) kardinaller kurulunun kaleme aldığı bir metinde şunlar yazılıydı: İncil’in özellikle modern dillerde okunmasına mümkün olduğunca az ve yalnızca otoritemiz altındaki ülkelerde izin verilmelidir. Ayin sırasında okunacak birkaç şey yeterli sayılmalı ve kimseye bundan fazla okuma izni verilmemelidir. Halk bu sınırlı okumayla yetindiği sürece çıkarlarımız korunacak, daha fazla okumak isterse tehlikeye girecektir. Galileo'yu akılla ulaşılan ve kanıtlarla desteklenen gerçek nedenleri ortaya koyduğu için mahkûm edenler, Urbanolar ya da Bellarminolar, Bruno vakasında olduğu gibi, onun söylediklerinin gerçekliğinden kuşkulanmıyorlardı. Ancak gerçeğin onların gözünde önemi yoktu; önemli olan tam da o gerçeği gizleyen sözde hakikatin korunması, o sayede dizginlerin elde tutulmasıydı. Kendi hakikatleri olmayan bilime, hatta bazen Kutsal Kitap'a bile değil , alt seviyede hurafeye ihtiyaçlari vardı. VIII. Urbano ve Galileo ilişkisinin filmde gösterdigi sekilde, bilginden istenen şuydu: "Baş başayken gerçekler üstüne dilediğini söyle, ama o gerçekleri duymasını istemediklerime söyleyemezsin. O zaman ağzını şöyle ya da böyle kapatırım".