Çok küçük şeyler aslında, boğuştuklarımız,
bizimle boğuşanlara gelince, epey büyük;
boyun eğseydik büyük fırtınaya biz de,
tıpkı ötekilerin yenik düştüğü gibi,
kalırdık adsız ve uçsuz bucaksız.
Kıpırdanıp duruyorsunuz ve sanıyorsunuz ki
bir başkadır sesiniz taşın taşa sürtmesinden,
ama yanılıyorsunuz; yalnızca benim
yaşayan, acı çeken ve gürültü eden.