tuna çaydamlı

tuna çaydamlı
DELİ,kitap tiryakisi,deniz ve kahve düşkünü,doğaçlama hayat,empatisever,İstanbul aşığı..
öğrenci
üniversite
ankara-istanbul
kadıköy
62 okur puanı
Ocak 2015 tarihinde katıldı
Ankara da bi okuma grubu kuralım istiyorum.haftada ayda bi buluşup biraz oldun hayattan uzaklaşıp kitapların dünyasına dalınsın,duruma göre sosyal bi aktivite yapıldın istiyorum.varsa bi grup önerir misiniz?yoksa da biz kuralım isteyenlerle.. Paylaşırsanız sevinirim.. Yorumlarınızı bekliyorum
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Beyaz kağıt üzerinde birkaç satır siyah...
esirin oluyorum bazen, kurtulmak istiyorum,kurtulamıyorum acım oluyorsun anlıyormusun. canımı yakıyorsun. kaçıp kurtulmak istiyorum senden,özgür olmak geliyor içimden. yapamıyorum, nası desem,anla işte köle gibi. dayanacak gücüm kalmadığında,yeniliyorum sana gelmek istiyorum,konuşmalıyım anlatmalıyım içime sığdıramıyorum,anlıyormusun tam anlatacakken birşey oluyor,konuşamıyorum yine içimde yaşıyorum seni.. ne anlatabiliyorum derdimi ne de sen anlayabiliyorsun.hep böyle kalacağımı düşünmek acı veriyor. nasıl desem,anlasana işte ölüm gibi ANONİM
yıl,1900,gece 2..zifiri karanlık,derinden derine acısından inleyen rüzgar,kafasını pencereye,kapıya,duvara,ağaca vuruyor.Rüzgar da eşlik ediyor acıma..sigaramın ateşi gecenin karanlığında sanki ilk gecemizde olan mumu hatırlatıyor...içime çekiyorum dumanını en derinlere,sanki onun kokusunu içime çekiyormuşçasına.Soğuk, bıçak gibi işliyor vücuduma,onun gittiği gün kalbime saplanan acı gibi...fareli köyün kavalcısı gibiyim,sudan ucuz,üç kuruşluk acılarımı dökmek istiyorum karanlığa,Seyhan'ın Akdenize,Yeşilırmak'ın Karadenize döküldüğü gibi..ağlıyorum elinden elma şekeri alınmış bir çocuk gibi,çocuk gibi de masumca sevmemiş miydim zaten...sigaram bitiyor,karanlık çöküyor başıma tekrar tüm heybetiyle..rüzgarda kapıya kadar eşlik ediyor ve odamdayım..sessizlik,göz yaşı,özlem,onsuzluk dört duvar olmuşlar üzerime üzerime geliyorlar...
Sevmek Neymis Bir Gun Anlarsın Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelirde sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş birgün anlarsın Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu igrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersinde aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın