Ekmek bıçağında dilimleniyordu ömrüm;
Masum, yalınayak çocukluğum;
Umudun kıyısından geçmeyen gençliğim,
Ulu orta seriliyordu, harami sofrasına,
Düş bahçelerim yağmalanıyordu,
Herkes payına düşeni alıp giderken.
Bütün kimsesizliğimle,
Bütün çaresizliğimle,
Bütün çıplaklığımla, kalıyordum karanlığın koynunda;
Üşüyordum,
Tepeden tırnağa buz kesiyordu yalnızlık.
Saat on ikiyi beş geçiyordu...

Tuncel kurtiz Saat on ikiyi beş geçiyor

Yorgunum ustam...
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Var gücünle asıl sükunetime,
Çığlığım kopsun,
Uzat ellerini güneşe dokun ,
Uyandır uykusundan,
Tut yüreğimden ustam tut,
Tut beni, sür güne...

TUT YÜREĞİMDEN USTAM - TUNCEL KURTİZ: http://youtu.be/woCz9Q8nhk0

Esra Koç, Mutlu Prens'i inceledi.
 10 May 14:55 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez.

Tuncel Kurtiz 'in mükemmel sesiyle yüreğimizi ezip geçen bu dizelerin Oscar Wilde 'a ait olduğunu biliyor muydunuz?

Oscar Wilde 'ın okumak istediğim ilk eseri Mutlu Prens olmasa da kitaplığı biraz kurcalarken okumadıklarımın arasından gözüme ilişti ve okumaya başladım.Tabi birçok kişi gibi aklıma isminden dolayı Küçük Prens gelmedi değil. Daha başlarken bu isim çağrışımdan mı bilmiyorum, aklımda bir alt bellek oluşmuştu.Tahminimde yanılmadığımı içindeki her biri çok değerli hikayeleri okuyunca anladım. Eser çocuklar için yazılmış olmasına rağmen tıpkı Küçük Prens 'te olduğu gibi yetişkinlerin dünyasının acımasız gerçeklerini masalsı bir dille ortaya koyuyor. Hikayelerin her birinin ana teması ise iyilik ve kötülüğün bitmeyen mücadelesi. Daha geniş açıyla insanlığın hiç değişmeyen ve çöküşüne neden olan, sevgisizlik, bencillik, para hırsı, güçlü olma arzusu gibi kötücül her bir duygunun işlendiği hikayelerle Wilde bize kendimizi sorgulatıyor. Konular bu kadar ciddi ve iç bunaltıcı olunca yazar bu gerçeklikten çocukların tertemiz hayal dünyası ile bizlere seslenmiş. Eseri evrensel hale getiren ise tam da bu boyutu.

*Mutlu Prens*

''Sevgili küçük Kırlangıç, '' dedi Prens, ''bana olağanüstü şeyler anlatıyorsun, ama her şeyden olağanüstü olan insanların çektiği sıkıntılardır. Sefalet kadar büyük bir giz yoktur. Şehrin üstünde uç küçük Kırlangıç ve orada gördüklerini anlat bana.''

Bu masalsı gerçeklikte her insanın kendini bulmaması olanaksız...

Arada bir aynaya bakmalı insan; güzel miyim diye değil, insan mıyım diye.
*Tuncel Kurtiz

Dikkat et
Lüzumundan fazla önemsediğin şeyler,
Kendini önemli zannedip seni üzebilir..
Tuncel Kurtiz

Tut Yüreğimden Ustam
~Tuncel Kurtiz

Ustam!
Aklım firarda.
Gözbebeklerim de müebbet hüzün,
Dilimde ay kesiği bir yara,
Düşüm kırık dökük,
Umudumun boynu bükük,
Bir öksüzün omuzlarında sukut.
Yüreğim sana emanet sıkı tut.
Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

Ustam,
Ne zaman o senin bildiğin zaman,
Ne sevda gördüğün masallardaki.
Eskiden,
Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
Mendillere yazılırdı isimler,
Yüreklere kazılırdı gizlice.
Sevdalılar asil ve de yürekli
Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
Oysa şimdi;
Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
Meşru sevdalardan,
Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
Günahkar gecelerden.

Beni herkes sevdaya asi sanır,
Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
Hasret tanır,
Zulüm tanır,
Ölüm tanır,
Yüzüm yüzümden utanır.

Yorgunum ustam;
Ne katıksız somun isterim senden,
Ne bir tas su,
Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
Var gücünle asıl sükunetime,
Çığlığım kopsun,
Uzat ellerini güneşe dokun,
Uyandır uykusundan,
Tut yüreğimden ustam tut,
Tut beni, sür güne…

Tuncel Kurtiz
Çok uğraştım, insanların söküklerini dikmek için. Ama beceremedim.!
Anladım ki; sökük kişilikteyse, dikiş tutmuyor.!