Sol yanıma giren sızı
sol küreğimin ardındaki bıçak
ölüm korkutmamakta beni
doğadan geldik doğaya döneriz
cesedi mi taşıyan ruh
tanrılar diyarına göçerken
bedenim acıyı hissetmemekte
ruhum yara bere içerisinde elbette
tanrılar diyarından toprağa karışan bedene bakmakta
kısacık zaman diliminde ruhu taşıyan beden
toprak olmakta
tohum olmakta
ölüm korkutmamakta beni
ruhumdaki sızı olmasa...
Tunebuni
Yen'mekten mi gelir
Yen'ilmekten mi gelir
Yen'ilenmekten mi gelir
Bilemem ama;
Yen'i yılda yen'ilenerek
Sevdasız,kimsesiz bir yaşam diliyorum
Kendime
Denenmiş sevdaların da
Denenmiş kalabalıkların da
Yen'diğini ve yediğini deneyimlemiş olarak...
Tunebuni
Gözümün önündeki hayalin
Daralttı beni sevdiğim
Boğazıma kadar gelip yumru olan sevda sözcükleri
Sırtıma biri vursa da yüzüne yüzüne haykırsam
Aşk kırmızısı ojeli parmaklarına dokunsam da
O an yaşam dursa
Sevdiğim bu sevda da tükenir
Kaybetmektir korkum
Gün doğar da göremesem
Ya sesini bir daha duyamasam
Bu yüzdendir sevda sözcüklerini yüreğime gömmem...
Tunebuni
Midemden yüreğime kadar gelen ince sızı, tatlı bir acı hissi,
sevdanın mı spazmın mı habercisi kim bilir
sevda da bir ölüm değil midir
ölüm de bir sevda....
Tunebuni
Bir çiğ tanesi gibi
Gamzene düşmüş
Bir şelale gibi
Gözünden akan
Yaşlarınla yaşlandın
Daha hangi umudun adıdır
Yaşamak
Daha hangi yarınların beklentisi
Sonu elinde olan her iş gibi
Değil midir yaşamak...
Tunebuni