Küçücük elleri ile flüt tutuyor
Bir lokma büyüklüğündeki ciğerleri ile üflüyordu
Dağınık kirli sarı saçlar
Başını önüne eğmiş tülbente bakarak
Kulağı tırmalayan bir müzik tutturmuştu Rojin
Gözleri ismi gibi güneş ışığı saçarken
Kendi dünyasında karanlığa mahkum olmuştu
Gizliden gizliye izledim Rojin’i
Önüne atılmış birkaç lira ile evin yolunu tutmuş
Her gördüğü yiyeceğe iç çekerek bakıyordu
Köhne bir binanın bodrumuna indi yavaşça
Kim bilir ne hayalleri vardı
Kim bilir yüreğinde ne fırtınalar kopuyordu
Hangi vicdanın ürünüsün sen ey insanoğlu!
Görmeden duymadan yaşıyorsun
Hangi dinin ürünüsün ki adaletin yoktur
TUNEBUNİ