tunebuni

Gökyüzüne her baktığında duyduğu ferahlık, boşluğun verdiği ferahlık mıydı? İnsanın içindeki dolmayan bu boşluk gökyüzü gibi ferah mı derin karanlık bir kuyu gibi darlayan bir şey mi? Yoksa derin karanlık kuyunun dibinde de ferahlık var mıydı? Önce bir darlanmak mı gerekirdi aydınlığa ulaşmak için?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kimi zaman tek başına bozkırın meralarına çıkar kendisi ile baş başa kalırdı. Bu onun için özgürlüğün temeliydi sanki. Hiç kimsenin olmadığı kocaman bir boşluk. Boşlukta an’lamlandırılmaya çalışılan an’lar. Yaşam dediğimiz olgu an’lardan ibaret değil miydi zaten. An’lamsız an’lar. Mutluluk dolu An’lar, hüzünlü An’lar….Öyle bir hisse kapılıyordu ki; sanki öncesi var sonrası yok gibiydi. Yaşamı hep var olagelmiş ve hep var olacakmış gibiydi. Bu his zaman zaman kendisini çok korkutuyordu.
İç içe geçmiş duygular İçimi burkmakta Özleminle yanarken, gitmeni istemem Varlığınla var olurken Yokluk yolculuğunu düşünmem Yoğrulmuş, yormuş duygular Beynimi tırmalayan tırmık Yaşamda yitirilen umut Bilincin kapanması gerek Ama yoklukta Ama varlıkta... Tunebuni
Yık'ıl karşımdan yık'ıma doymadın mı? Yık'tığın canın posası mı derdin?
Sevmeyeceksin Mesela canını verecek kadar Sevmeyeceksin Yarınlar yokmuşcasına Sevmeyeceksin Emeğini sömürecek kadar Sevmeyeceksin Sağlığını verecek kadar Sevmeyeceksin Kendini sevdiğin kadar Tunebuni